|
BARAJLARIN PLANLAMA DÜZEYİNDE PROJELENDİRME
KRİTERLERİ
1. Giriş
Amaç, münferit bir baraj yerinin seçimi olmayıp,
bir havzanın enerji üretimine yönelik geliştirilmesi söz konusu
ise, istikşaf safhasında mümkün görülen ve master plan safhasında
seçilmiş olan formülasyona uygun şekilde düzenlenmiş tesis
yerlerinin nihai konumlarının fizibilite çalışmalarında ekonomik
ve teknik özellikleri ile birlikte araştırılması gerekir.
Bu araştırma sonucunda tesisler öyle projelendirilmelidir
ki, kati projelerin hazırlanması sırasında detay revizyonların
dışında, büyük proje değişimleri ortaya çıkmasın.
Bu bakımdan master plan seviyesindeki projelendirme
çalışmalarında olası bütün alternatifler jeolojik ve hidrojeolojik
verilere dayanarak incelenmeli ve yapı yerlerinden alınan
kesitlerden yararlanarak kabaca da olsa maliyet karşılaştırmaları
yapılmalıdır.
Proje çalışmalarına başlamadan önce mevcut
veriler toplanmalı ve eksik bilgilerin bulunup bulunmadığı
dikkatle araştırılmalıdır. Eğer sağlıklı bir çalışma yapılmasına
engel teşkil edebilecek bir eksiklik ortaya çıkarsa, ilave
araştırmaların yapılması istenmelidir.
Malzeme Araştırmaları:
Tasarlanan baraj tipinin seçimini yapabilmek
için gövdede kullanılması düşünülen malzemenin yeterli miktarda,
ekonomik mesafeler içerisinde bulunup bulunmadığının bilinmesi
gereklidir. Bu konunun iyi araştırılmamasından dolayı, kati
proje safhasında baraj tipinin değiştirilmesi zorunluluğunun
ortaya çıkması gibi durumlarla karşılaşılmıştır.
Bu doğal yapı malzemelerinin fiziksel özelliklerinin
bilinmesi de dizaynın doğru yapılabilmesi için çok önemli
bir faktördür.
Haritalar:
Baraj yeri ve civarının ve rezervuarın 1/25
000, 1/5 000 ve 1/1 000 ölçeğindeki haritalarının yanısıra
daha büyük ölçekli haritalarının bulunması çalışmalar için
büyük bir yarar sağlayacaktır.
Zorunlu hallerde küçük ölçekli haritalar
muayyen amaçlar için büyültülebilir. Fakat bunlar gerekli
detayları içermeyebilirler.
Haritalar mümkün mertebe geniş bir sahayı
içine almalıdır. Çünkü yapıların yayıldıkları saha, projelendirme
esnasında yeni düşüncelerin ortaya çıkması ile beklenmedik
bir şekilde büyüyebilir.
Jeolojik ve Sismik Araştırmalar:
Baraj yerlerinin ve tiplerinin seçiminde
jeolojik veriler en önemli faktörlerden biri olmaktadır. Bu
bakımdan jeolojik araştırmalar mühendislik çalışmalarına yönelik
olması ve aks yerlerinde ağırlık kazanmalıdır.
Aşağıda sayılan hususlar; baraj yerinin seçimi, konumunun
diğer yapılar ile saptanması, baraj tipine karar verilmesinde
ilk planda önemli bir rol oynayacaktır.
- Baraj yeri jeolojik haritası ve kesitleri,
- Aks yeri ve civarındaki faylar, çatlak sistemleri ve zayıf
bölgeler,
- Aks yerinde ve baraja tesir edebilecek mesafede rezervuar
içersindeki heyelanlar,
- Aks yeri ve rezervuarın geçirimsizlik durumu,
- Aks yerindeki kayaçların dayanımı,
Jeolojik araştırmaların oldukça erken başlaması
ve bu dönemde baraj akslarının, konumlarının, ilgili diğer
yapıların yerlerinin tam bilinmemesinden dolayı jeolojik bilgiler
amaca tam yönelik olmayabilir. Bu problem bilhassa seçilmiş
olan sondaj yerleri ve derinliklerinde ortaya çıkar.
Bu durumlarda yerleri saptanan yapıların
jeolojik durumunu tam olarak tanımlayacak yeni karotlu sondaj
deliklerinin açılması istenmelidir.
Baraj yeri ve civarının depremsellik durumu
ve deprem katsayısının önceden bilinmesi baraj gövdesi ve
diğer yapıların tiplerinin seçilmesinde ve dizaynında önemli
olacaktır.
Hidrolojik Veriler:
Rezervuar işletme çalışmalarına ve bazı yapıların
projelendirilmesine (derivasyon tesisleri, dolusavak v.s.)
temel teşkil eder.
Rezervuar içinde ve mansabında fazla sayıda
akım rasat istasyonunun bulunması ve buradaki akım ölçümlerinin
karşılaştırılması, rezervuardan başka havzalara nehir tabanından
kaçak olup olmamasının veya aks yeri civarında membadan mansaba
bir yer altı su yolu ile bağlantı bulunup bulunmamasının saptanmasında
yarar sağlar.
2. Baraj Gövdeleri
Baraj gövde tiplerinin, özelliklerinin değişik
yönlerden değerlendirilmelerine göre, farklı sınıflandırmalarının
yapılması mümkündür. Aşağıdaki sınıflandırma ise, bazı özel
uygulamaların dışında, baraj gövdesinde kullanılan malzeme
cinsine ve bundan yararlanma şekline göre yapılmıştır. Baraj
gövdeleri ile ilgili detaylı bilgi Bölüm III'de verilmiştir.
3. Baraj Aks Yerlerinin Seçiminde Kriterler
Seçilecek baraj aksının yeri ekonomik nedenler
ile eğer jeolojisi uygun ise vadinin en fazla daraldığı yerde
bulunacak ve buradaki topografya da istenilen yükseklikteki
barajın yapımına uygun olacaktır. Bu temel şartlara ilave
olarak, aşağıdaki hususların da gözönünde bulundurulması kusursuz
bir seçim yapmak için gereklidir.
Teklif edilen bir baraj aksının seçiminde
çok değişik morfolojik ve jeolojik şartlar karşımıza çıkar.
Bu şartlar doğrudan doğruya baraj gövdesini etkilediği gibi
ilgili yapıların yerleştirilmesinde ortaya çıkacak güçlükler
nedeni ile dolaylı olarak gövdenin konumunu etkileyebilir.
Bu seçim yapılırken baraj gövdesinin yeri
ve konumu, baraj gövdesinin tipi, derivasyon sistemi, sualma
yapısı, gerekiyor ise enerji tüneli, cebri borular, santral
binası v.s. gibi diğer üniteleri ile bir bütün olarak ele
alınmalıdır.
Harita üzerinde uygun baraj aks yerlerine
karar verilirken tesisin diğer yapılarının yerleştirilebilmesi
için civardaki bölgenin morfolojisinin verdiği bütün imkanların
araştırılması gerekir.
En çarpıcı örnek olarak, dip bir yar şeklindeki
yamaca sahile köprü ile bağlanmış kule tipinde bir enerji
sualma yapısının veya rezervuara kolayca irtibatlandırılması
mümkün bir yan vadiye dolusavak yapısının yerleştirilmesi
verilebilir.
Bu maksatla harita üzerinde uygun baraj konumları
saptanmalı ve bunların birbirlerine göre avantaj ve dezavantajları,
diğer yapılar ile birlikte teknik ve ekonomik yönleri ile
araştırılarak optimum seçim yapılmalıdır.
Baraj aksları seçilirken dikkat edilecek
diğer hususlar aşağıda belirtilmiştir.
Dolgu Gövdeli Barajlarda:
- Baraj aksı vadinin açıldığı bölgeye yakın
olmamalıdır.
- Diğer bir husus ise, baraj aksı yamaçların yükselti eğrileri
ile mümkün mertebe dik açı teşkil etmeleridir.
Bu şekilde düzenlemeler her ne kadar beton kemer gövdelerin
dışında, gövdenin dahili stabilitesi ile ilgili olmasa bile,
yamaçlara intibakı yönünden faydalı olacaktır.
Bazan doğrusal aks yerine kemer tarzında
projelendirilmiş dolgu tipinde bir çözüm, yamaçlar ile daha
iyi uyum gösterecek ve ayrıca, yamaçların birinde bulunan
dolusavak imkanı daha uygun değerlendirilmiş olacaktır.
Bu düzenleme stabiliteyi arttırma amaçlı
değildir. Çünkü kemer tarzında projelendirilmiş bir dolgu
tipinde barajın gövdede kullanılan malzemenin özelliklerinden
dolayı rezervuar su yükünü kemer etkisi ile yamaçlara iletmesi
pek söylenemez. Hatta bu şekilde bir dizayn, bir miktar hacim
artması ve inşaat tatbikatının zorlaşması dolayısı ile maliyeti
az da olsa arttıracaktır. Fakat ilgili diğer yapıların kolay
yerleştirilmesi bakımından ve estetik yönden bu ilave maliyet
göze alınabilir.
Beton Gövdeli Barajlarda:
Beton gövdeli barajların konumlarının saptanmasında
yukarıda sayılan tavsiyeler geçerli olmakla beraber, kemer
tipindeki barajlarda bilhassa önem kazanmaktadır.
Bir kemer barajda, rezervuar su yükü kemerlenme
etkisi ile büyük miktarda yamaçlara aktarıldığı için mesnetlerde
itkiyi karşılayacak bir kaya kitlesinin bulunması gerekir.
Mesnet kayası, kemer itkisi dolayısı ile
bir kayma düzlemi boyunca deforme olmamalıdır.
Mesnet bölgesinin mansabında yamaçlarda ani
bir açılma kemer itkisine karşı dayanımı azaltacaktır.
4. Baraj Gövdesinin Yerleştirilmesindeki
Jeolojik Kriterler
Baraj gövdelerinin yerleştirilmesinde göz
önünde bulundurulması gereken önemli jeolojik oluşumlar Bölüm
III'de verilmiş olmakla beraber burada ayrıca belirtilmiştir,
a) Baraj aksı membaından mansaba irtibatlı, bertaraf edilmesi
zor olan bir yeraltı su yolu bulunmalıdır.
b) Gövde, enjeksiyon perdesi veya diğer metodlarla
ıslah edilmesi zor ve masraflı olabilecek geçirimli bir formasyon
üzerine zorunlu olmadıkça oturtulmamalıdır.
c) Gerek dolgu, gerekse beton barajların
temeli civarında aktif faylar mevcut olmamalıdır.
Küçük aktif olmayan faylar ve çatlaklar dolgu
barajlarda önemli olmayabilir, fakat beton ve bilhassa beton
kemer barajlarda bunlar zayıf zonlar oluşturdukları için genellikle
arzu edilmezler.
Gökçekaya iki eğrilikli kemer barajı buna
rağmen sağ ve sol yamaçta oldukça önemli fay sistemleri üzerinde
inşaa edilmiş, fakat bu fayların dolgularının önemli miktarda
boşaltıp yerine beton doldurulması hem zaman almış, hemde
çok masraflı olmuştur.
d) Barajın oturacağı yerde veya civarında
gövdeye zarar verebilecek, kaldırılması veya ıslah edilmesi
ekonomik görülmeyen, önemli heyelanlı sahalar olmamalıdır.
e) Aks boyunca alınmış jeolojik kesit
kazı sınırını belirleyecektir. Jeolojik kesidi mevcut olmayan,
sadece topoğrafik duruma göre seçilmiş bir aks yerinde, baraj
temeli için uygun olmayan, kazılarak alınması gerekli zemin
kitlelerine rastlanabilir.
5. Baraj Gövde Tipinin Seçiminde Kriterler
Baraj gövde tipinin seçiminde, aks yerinin
tasarlanan baraj tipine teknik yönden uygun olup olmaması
birinci derecede rol oynar. Fakat, bazı özel durumların dışında,
aks yeri birden fazla tipte baraj gövdesinin projelendirilmesine
uygun olabilir. Böyle bir durumla karşılaşıldığı takdirde,
uygun görülen baraj tipleri planda yerleştirilip, boy ve enkesitleri
hazırlanır ve diğer yapıların etkileri de göz önünde bulundurularak,
kabaca ekonomik karşılaştırmaları yapılır. Bazı durumlarda,
tesis ile ilgili diğer bir yapının maliyetinin az olması baraj
gövde tipinin seçilmesinde önemli bir etken olur.
Buna örnek olarak, baraj gövdesi ile dolusavak
ilişkisini verebiliriz. Bir aks yerinde tasarlanan dolgu ve
beton tipindeki barajların birbirine yakın maliyet değerleri
olduğunu düşünelim. Eğer dolgu tipindeki barajda, gövde dışındaki
dolusavağın boşaltım kanalı uzun ve yapı, büyük hacimde kazı
ile beton sarfiyatını gerektiriyor ise beton tipinde gövde
üzerinde düzenlenmiş ekonomik bir dolusavak yapısı, toplam
maliyeti önemli ölçüde düşürecektir.
Genel olarak baraj gövde tipinin seçimini
belirleyen faktörler aşağıda açıklanmıştır.
a)Topoğrafya: Vadi profilinin şekli ve genişliği,
burada projelendirilmesi tasarlanan barajın tipini belirler.
Beton barajlar genellikle geniş vadilerde ekonomik değildirler.
Beton kemer barajlar teknik olarak dar ve V- şeklinde bir
vadi profili gerektirirler.
b)Jeolojik Şartlar: Tasarlanan baraj aksındaki
jeolojik şartlar, baraj tipinin seçiminde önemli rol oynar.
Nehir yatağında derin bir alüvyon tabakası bulunması, beton
barajın aleyhinde olan bir faktördür. Ayrıca temel kayasının
taşıma gücünün düşük oluşu, dolgu baraj tipinde bir seçim
yapılmasını gerekli kılabilir.
Kemer barajlar, kemer itkisine karşı, mesnet
görevini üstlenebilecek sağlam ve emniyetli yamaçlar gerektirirler.
Bu yamaçlarda, mesnet kitlesinin kaymasına sebep olabilecek
faylar ve diğer kayma düzlemleri bulunmamalıdır.
c)Dolgu Malzemelerinin Yeterli Miktar ve
Kalitede Mevcut Olması: Baraj aksı civarında yeterli miktarda
inşaat dolgu malzemesi mevcut bulunmalıdır.
Örneğin, jeolojik şartlar bir dolgu barajı
gerektiriyor. Fakat civarda çekirdek için geçirimsiz malzeme
bulunmuyorsa, zonlu dolgu yerine homojen dolgu seçilir. Şayet
barajın özellikleri (yüksekliği v.s.) buna da elvermiyorsa,
asfalt veya beton memba kaplamalı kaya dolgu tipine gidilebilir.
d)Yapı Malzemelerinin Baraj Yerine Mesafesi:
Bir baraj aksı için dolgu veya beton baraj tipinin her ikisi
de uygun görülüyorsa, dolgu malzeme ocaklarının uzaklığı,
beton baraj tipinin tercihini gerektirebilir. Bunun için bir
maliyet karşılaştırması yapılmalıdır
e)Bölgedeki Sismik Aktivite: Bölgede sismik
aktivitenin yoğun bulunması, özel bir baraj tipinin seçilmesini
gerektirebilir. Bu durumda barajın temel ve yamaç şartları
da göz önünde bulundurulur. Bu bölgelerdeki dolgu barajlar
da ince kil çekirdekten, gövde içersinde geçirimsizliği sağlayacak
düşey beton perdelerden kaçınılır.
f)Meteorolojik Şartlar: Eğer inşaatta killi
yapı malzemesi büyük çapta söz konusu oluyor, fakat iklim
şartları bunun işlenmesine uygun olmuyorsa, örneğin her mevsim
yağışlı veya uzun süre don periyodu gibi, böyle durumlarda
beton baraj tipinin seçimine gidilir. Burada gerekli görülen
inşaat süresi de beraber düşünülmesi gereken bir faktördür.
g)İnşaat Süresi: Herhangi bir sebepten dolayı
inşaat süresi kısıtlı ise, çabuk inşa edilebilecek bir baraj
tipi seçilir.
h)Gerekli Teknoloji ve Uzman Kadronun Mevcudiyeti:
Eğer belirli tipte bir baraj inşaatı için yeterli teknoloji
ve yetişmiş uzman mühendis, usta, işçi ve müteahhit bulunmuyorsa
ve bunların ithali de istenmiyorsa, projelendirme ve uygulama
şartlarının daha kolay yerine getirilebileceği bir baraj tipi
seçilir.
i)Aktif Hacim: Aktif hacmi hızlı bir şekilde
boşalan barajlarda, memba şev kaymalarını önlemek için ani
seviye düşmelerine duyarsız baraj tipleri seçmek gerekir.
Örneğin, beton ve membası geçirimsiz membranla kaplamalı kaya
dolgu barajlar gibi.
Zonlu barajlarda, merkezi kil çekirdekli
çözümler kullanılır.
j)Doğanın Korunması ve Çevre Şartları: Doğa
ve çevrenin korunması günümüzde çok önem kazanmıştır. Mesela
bitki örtüsünün çok yoğun olduğu bölgelerde, kil malzeme elde
edebilmek için çok kıymetli tarımsal arazilerin talan edilmesi,
ağaçların sökülmesi, doğaya çirkin bir görünüm verilmesi yerine,
kil malzeme gerektirmeyen geçirimsiz memba kaplamalı kaya
dolgu tipinde bir baraj gövdesi seçilmesi daha uygun olur.
Kaya tabakası ile korumalı bir mansap şevi
yerine, çimen ve bodur bitkilerle kaplanmış bir şev, doğa
ile daha güzel bir uyum sağlayacaktır.
Dolgu veya beton tipinde baraj gövdelerinin
seçiminde, ilgili diğer yapıların maliyetlerinin rol oynamasına
rağmen, genelde vadinin biçimi ve jeolojisi tercih için en
önemli faktör olmaktadır.
Dar vadiler kemer ve ağırlık barajlarının
projelendirilmesine elverişlidir. Ağırlık barajlarının, vadi
genişledikçe ve tabanda alüvyon kalınlığı arttıkça ekonomisi
azalır ve dolgu gövde lehine gelişir. Payandalı (boşluklu)
beton barajlar daha geniş vadilerde ekonomik olabilir. Derin
bir vadi ile üst kotlarda yatık yamaç kombinasyonlarında karma
tipte baraj gövdeleri projelendirilebilir.
EKONOMİK ANALİZ
1. Genel
Bir proje yatırımı için finans kaynaklarından
yapılacak tahsisin miktarının tesbiti ve projenin devreye
girmesiyle Milli ekonomiye sağlayacağı katkıların bilinmesi
ihtiyacı nedeniyle fayda ve masrafların doğruya en yakın bir
biçimde hesaplanmaları gerekmektedir. Diğer taraftan bu hesaplamaların
yapılması, proje sahasındaki kaynak, ihtiyaç ve imkanları
aynı maksatlar doğrultusunda değerlendirecek alternatif projeler
arasından en uygun çözümün seçilmesi için de gerekli olmaktadır.
Burada sözkonusu edilen fayda ve masraflar, aynı yıla ait
fiyatlarla sayısal olarak hesaplanabilen primer fayda ve masraflar
olmaktadır.
2. Masraflar
Bir projenin ekonomik analiz periyodu içinde,
proje tesislerinin kurulması ve işletmenin idamesi için gerekli
tüm harcamalar masraf olarak ifade edilmektedir. Ayrıca, projenin
tatbikata geçirilmesi sonucu doğacak olumsuz sonuçları da
masraf olarak mütalaa etmek gerekir. Masrafları yatırım ve
işletme periyodundaki masraflar olarak iki ana gruba ayırmak
mümkündür.
2.1. Yatırım Periyodundaki Masraflar
Proje kapsamındaki tesislerin ilk yatırımları
için gerekli tüm harcamalardır. Bu harcamaların tamamlanması
halinde proje işletmeye açılabilir hale getirilmiş olur. Yatırım
periyodunun ilk yılından son yılına kadar her bir yıl yapılan
harcama miktarlarının paranın zaman değeri de dikkate alınarak
periyot sonuna taşınması ve toplamlarının alınmasından oluşan
değer "yatırım bedeli" olarak adlandırılır. Proje
ekonomisi yönünden anlam taşıyan yatırım bedeli şu unsurlardan
oluşmaktadır.
a)Tesis Bedeli: Proje kapsamındaki tesislerin
planlama aşaması için yeterli hassasiyette çıkarılan metrajlarına
göre hesaplanan keşif bedelinin "bilinmeyen masraflar"
için %15 mertebesinde arttırılmasıyla elde edilir.
b)Proje, Kontrolluk ve İdari Gider: Tesis
bedelinin %15'i olarak kabul edilir.
c)Kamulaştırma Bedeli: Proje kapsamındaki
baraj, regülatör, sulama kanalları, yollar ve diğer tesislerin
kurulması için gerekli özel mülkiyet konusu arazilerin kamulaştırılmaları
amacıyla yapılan harcamalardır. Su ve toprak kaynakları projelerinde
en önemli kamulaştırma harcamaları baraj rezervuarları için
yapılmaktadır d)Relokasyon Bedeli: Proje tesislerinin kurulması
için karayolu, demiryolu, enerji nakil hattı gibi altyapı
tesislerinin varyant inşaatları için gerekli olacak harcamalardır.
Bu harcamaların miktarı ilgili kuruluşlarla temas kurularak
belirlenir.
e)Proje Bedeli: Tesis bedeline proje, kontrolluk
ve idari giderler ile kamulaştırma ve relokasyon giderleri
ilave edilerek bulunur. Başka bir ifadeyle, projenin işletmeye
açılabilmesi için Devlet bütçesinden yapılacak tüm harcamaların
toplamıdır. Bu bedel içinde paranın zaman değeri dikkate alınmamış
durumdadır. Planlama notasyonu dışında ve bütçe harcamaları
açısından "yatırım bedeli" olarak da ifade edilmektedir.
f)İnşaat Süresi Faiz: Bu gider çeşidi planlama
literatürüne her ne kadar "faiz" olarak girmişse
de, gerçek anlamdaki faiz kavramıyla bir mütalaa edilmemesi
gerekmektedir. Bu gider türü, aslında, yatırım periyodunun
her bir yılda yapılan, kamulaştırma dahil tüm harcamaların
zaman içinde dağılımı dikkate alarak sosyal iskonto oranı
ile yatırım periyodunun sonuna getirilmesini sağlayan aktif
bir farktan ibarettir. Ancak hesap tarzı, tesis bedeli, proje
ve kontrolluk bedeli, kamulaştırma ve relokasyon bedellerinin
herbirine bileşik faiz formüllerinin tatbik edilmesi şeklinde
ceryan eder. Bu maksadın pratik olarak yerine getirilmesi
için her bir yatırım harcaması için gerekli sürenin ortası
ile yatırım periyodunun sonu arasındaki zaman farkı belirlenir.
Daha sonra bu harcama kalemi için hesaplanan tesis bedeli,
proje-kontrolluk bedeli, kamulaştırma ve relokasyon bedeline
zaman farkı ve sosyal iskonto oranı bileşik faiz usulüne göre
tatbik edilir.
Burada hatırlatılmasında yarar görülen bir
husus, bileşik faiz zamanı harcama süresinin yarısı olarak
değil, iş programı gözönünde tutularak harcama süresinin ortası
ile yatırım periyodunun sonu arasında geçen zaman olarak alınışına
dikkat edilmesidir. Bu uygulama, ilgili tesis bedeli harcamalarının
her yıl eşit miktarda yapılacağı kabulüne dayanmaktadır.
Yukarıda (e) fıkrasında tariflenen "proje
bedeli"ne bütün tesisler ve ayrıca proje- kontrolluk
ve idari giderler, kamulaştırma ve relokasyon giderleri için
iş programındaki harcama zamanlamasına göre hesaplanan "inşaat
süresi faiz gideri" ilave edilerek projenin "yatırım
bedeli" elde edilmiş olur.
2.2. İşletme Periyodundaki Masraflar
2.2.1. İşletme-Bakım-Onarım Masrafları
Proje kapsamındaki tesislerin her türlü bakımı
ve işletilmesi için yıl bazında yapılan harcamaların toplamından
oluşan ve işletme periyodu boyunca her bir yıl aynen yapılacağı
kabul edilen bir gider türüdür. Her tesis veya münferiden
düşünülecek bir tesis ünitesi için ayrı ayrı hesaplanır. Bu
maksatla, amprik yoldan hesaplanmış katsayıların ilgili tesis
bedeliyle çarpılması suretiyle elde edilen değerlen kullanılacağı
gibi tesisin birim alanı, hacmi veya birim gücü başına isabet
edecek işletme-bakım giderlerinden gidilerekte hesap yapılabilir.
Şüphesiz ki en doğru yaklaşım, benzer karakteristikleri olan
işletmedeki bir tesisin fiili işletme-bakım giderlerinden
yararlanılmasıdır. Bu gider türü üç ana harcama kaleminden
oluşur.
a)Sabit İşletme Masrafları: İşletme-bakım
için gerekli binaları ile personel cari harcamalarıdır.
b)Değişken İşletme Masrafları: Yakıt, elektrik
enerjisi tüketim giderleridir.
c)Bakım-Onarım Masrafları: İşletme için gerekli
makine, ekipman, bakım-onarım için geçici personel ve yakıt
giderleridir.
2.2.2. Yenileme Masrafları
Proje kapsamındaki tesislerin fiziki ömürlerinin işletme periyodu
tamamlanmadan dolmaları halinde bu tesislerin tamamının veya
muhtelif kısımlarının yenilenmesi gerekmektedir. Bu maksatla
ilgili tesislerin fiziki ömürleri bitiminde, ilk yatırım masrafları
içinde yeralan tesis bedeline eşit veya belli bir yüzdesi
mertebesinde yeniden bir yatırım ihtiyacı doğmaktadır. İşte
bu amaçla, ekonomik analiz periyodu içinde kalan herhangi
bir yıla isabet edecek yenileme bedeli, tesis bedeline bağlı
olarak hesaplanır. Bu bedel paranın zaman değeri dikkate alınmak
suretiyle analiz periyodu başına irca edilerek değerlendirileceği
gibi, indirgenen bu değer yıllık masrafların bir parametresi
olarak eşdeğer harcamalar şeklinde ekonomik analiz periyodunun
her yılına da dağıtılabilir.
2.2.3. Faiz+Amortisman+yenileme
Yıllık net faydanın hesabında kullanılacak
olan "amortisman ve faiz" giderleri yapının tesis
bedeli, proje, kontrolluk,yatırım dönemindeki faiz bedellerinin
fiziki ömürleri farklı olan tesis yapıları için hesaplanacak
"amotisman faktörü (sinking fund factor)+I" veya
bu ikisinin toplamını veren capital recovery faktörü ile çarpılması
sonucu bulunmalıdır. Eğer tesiste yenileme yapılacaksa, yukarıda
2.2.2 parağrafında bahsedildiği gibi, yenileme için harcanan
bedel paranın zaman değeri dikkate alınmak suretiyle analiz
periyodu başına irca edilerek değerlendirilmektedir.
2.2.4. Projenin Olumsuz Etkilerinden
Doğan Masraflar
a)Proje Tatbikatının Başka Projelere Etkisi
b)Tarımsal Gelir Kaybı
3. Faydalar
Proje kapsamındaki tesislerin inşaasını müteakip
işletmeye açılması ve sürekli bakım ve onarım hizmetlerinin
yerine getirilmesi suretiyle ihtiyac ve taleplerin karşılanmasına
yönelik olarak üretilen mal ve hizmetler projenin faydalarını
oluşturur. Projenin ölçülebilir faydaları yanında parasal
olarak değerlendirilemeyen ölçülemeyen sosyal faydaları, istihdam
faydaları, bölgesel kalkınmaya yönelik faydalar gibi türleri
de olacaktır. Ekonomik analizde kullanılan faydalar ölçülebilir
nitelikte ve doğrudan hesaplanabilir net faydalardır. Net
fayda ifadesinden; proje sahasında "projeli şartlar"da
belli maksat için elde edilen gelirler arasındaki fark kastedilmektedir.
Ancak bazı fayda türleri için projesiz şartlarda bir üretim
değeri sözkonusu olmayacağı için proje faydaları doğrudan
"projeli şartlar"daki fayda olarak alınır.
DSİ tarafından su ve toprak kaynakları projeleri
için yapılan planlama çalışmalarında balıkçılık, avcılık,
turizm, rekreasyon yerleri tesisi, akarsu ulaşımı, erozyon
ve rüsubat kontrolu gibi konularda projenin ne gibi katkısı
olacağı hususunda tesbitler yapılmakta ise de, bu konularda
elde edilecek faydaların parasal karşılıkları hesaplanarak
ekonomik analizlere dahil edilmemektedir. Ancak bu tür faydalar
projelerin savunmalarında açıkça belirtilmeli ve mümkün olan
ayrıntıyla izah edilmelidir. Ülkemizin kalkınması ve hayat
şartlarının iyileşmesine paralel olarak, bu konuların zamanla
proje maksatları kapsamına alınması ve ölçülebilir faydalarının
ekonomik analizlere dahil edilmeleri gündeme gelecektir.
Projenin ekonomik yönden değerlendirilebilmeleri
açısından önem taşıyan ölçülebilir faydalar tek ya da çok
maksatlı projeler için aşağıda belirtilen fayda kalemlerinden
oluşmaktadır.
3.1. Enerji Faydaları
Su biriktirme yeteneğine sahip olmayan HES'ler
ile kömür yakıtlı termik santrallar ve nükleer santrallar
baz, yük talebindeki değişmelere uyum sağlayabilen biriktirmeli
HES'ler ile doğalgaz, motorin gibi yakıt maliyeti yüksek diğer
santrallar pik güç ihtiyacını karşılamak maksadıyla kullanılmaktadır.
Ulusal sistemin talebinin güç ve enerji dağılımı yük-süreklilik
eğrileri ile gösterilmektedir. Bu eğriler yıllık, sezonluk,
aylık olarak da düzenlenebilmektedir. (Genel olarak Enerji
Birim Faydaları'nın hesabında yıllık olarak düzenlenmiş eğriler
kullanılmaktadır.)
Ülkemizde su biriktirme yeteneğine sahip
HES'ler genel olarak %25-35 yük faktörü ile üretim yapmaktadırlar.
Bu da yük eğrisinin güç talebi kolunda %70'in üzerinde yer
alması anlamına gelmektedir.
Enerji birim faydaları hesabında, HES'e alternatif
olabilecek termik santralların maliyetleri HES'in faydalarını
meydana getirmektedir. HES'in ve alternatif termik santralın
üretim şekli Şekil IV-1'de taralı olarak gösterilen alana
benzer şekilde olacaktır.
Yapılan çalışmalar neticesinde doğalgaz ve
ithal kömür yakıtlı termik santralların aranan özelliklere
en yakın alternatif santrallar grubu olduğu sonucuna varılmıştır.
Doğalgaz yakıtlı santralın yakıt maliyeti pahalı, buna karşılık
yatırım maliyeti düşük ve talebe kolayca uyum sağlayabilme
özelliği, ithal kömür yakıtlı santralın ise yakıt ve yatırım
maliyeti diğer termik santrallara göre daha düşük olma özelliği
vardır.
Aşağıda Tablo VI-I ve Tablo VI-II'de verilen
hesap şeklinde, talep eğrisinin Şekil VI-II'de gösterilen
ve HES'in yapacağı kabul edilen üretim şeklinde, güç üretiminin
doğalgaz yakıtlı kombine çevrimli santral ile ithal kömür
yakıtlı santralın eşit şekilde, enerji üretiminin %30'u doğalgaz
yakıtlı santral, %70'i ise ithal kömür yakıtlı santral tarafından
sağlanacağı kabul edilmiştir.
Bu durumda, pik güç birim faydası: her iki
termik santralın yıllık birim yatırım maliyetlerine işletme
ve bakım giderinin sabit olan kısmı ilave edilerek kayıp farkı
katsayısı ile çarpımları sonucunda elde edilecek değerlerin
yarılarının toplamına eşit olmaktadır. Bu değer 180.45 $/kW'dır.
Sekonder enerji birim faydası: İthal kömür
yakıtlı santralın birim yakıt maliyetine işletme ve bakım
maliyetinin değişken olan kısmının ilavesiyle elde edilen
toplamın kayıp farkı ile çarpılması sonucunda bulunmaktadır.
Bu değer 2.19 c/kWh'dır.
Güvenilir enerji birim faydası: Her iki tesisin
birim yakıt maliyetinin, değişken işletme ve bakım maliyetleri
ile toplamları bulunmakta daha sonra elde edilen bu değerlerin
kayıp katsayıları ve yukarıda bahsedilen enerji üretim oranları
%30 ve %70 ile çarpımları sonucunda elde edilen her iki değerin
toplanması sonucunda güvenilir enerji faydası bulunmaktadır.
Bu değer 2.7 c/kWh'dır.
Yukarıda verilen enerji birim faydalarının,
HES tarafından üretilecek enerji değerleri ile çarpılmaları
sonucunda enerji faydaları bulunmaktadır.
Pik güç faydası ise, rezervuar işletme çalışmasında
HES'in günlük üretimleri dikkate alınarak elde edilecek, en
olumsuz şartlarda bile ulusal sisteme belirli bir süre verilebilecek
güçle veya daha yüzeysel çalışmalarda,
GÜÇ= Güvenilir Enerji / (%30 (YF) x 8760)
Formülünden elde edilecek güçle çarpılması
sonucunda bulunmaktadır. Böylece talep dikkate alınarak ulusal
sistemin en çok ihtiyaç duyduğu dönemde HES'in yapılabileceği
üretime fayda verilmektedir.
|