|
BARAJLAR VE HİDROELEKTRİK SANTRALLARIN DİZAYNI
Tarih boyunca insanın suya olan gereksinmesi,
onu suyun biriktirilmesine zorlamış, bu nedenle önceleri günlük
ihtiyaçlarını giderecek su kapları yapan insan, daha sonraları
bilhassa su kaynaklarının kıt olduğu yörelerde su biriktirme
yapıları yapmak zorunda kalmıştır. Bu yapılardan en önemlisi
barajlardır. Sözcük olarak baraj Fransızca kökenli olup sözlüklerde
su bendi, büget, engel olarak açıklanmaktadır.
Çeşitli özel amaçlarla yapılanlar olduğu
gibi genel olarak suların faydasını arttırmak için vadilerin
kapatılması suretiyle yapılan 15 metreden yüksek su depolayan
yapay yapılara BARAJ diyoruz. Barajlar yapımı çok uzun süren
(3-10 yıl) ve pahalı olan, yıkılmaları halinde çok büyük can
ve mal kaybına sebep olan mühendislik eserleridir.
Yükseklikleri 15 metreye kadar olan ve barajlara
göre daha basit su depolama tesislerine de GÖLET denilmektedir
BARAJLARIN FAYDALARI ve DİKKAT EDİLMESİ
GEREKENLER
Barajların faydalarını kısaca aşağıdaki gibi
özetleyebiliriz:
1. Tarım alanlarının zamanında ve yeterli
olarak sulanmasını sağlar.
2. Hidroelektrik enerji üretir.
3. İçme, kullanma ve endüstri için gerekli suyu düzenli ve
sürekli sağlar.
4. Yerleşim ve tarım alanlarını taşkınlardan korur.
Barajların yukarıda sayılan doğrudan faydaları
yanında aşağıda sayılan dolaylı faydaları da vardır:
1. Su üzerinde ulaşıma olanak sağlar,
2. Su ürünleri üretimi, özellikle balıkçılığın gelişmesini
sağlar,
3. Avcılığın gelişmesini sağlar,
4. Mesire yerleri sağlar,
5. Toprak erozyonunun önlenmesi veya azaltılması sureti ile
toprak muhafazasını sağlar,
6. Milli güvenlik üzerinde olumlu etki yapar,
7. İklim üzerinde olumlu etkisi vardır,
8. İstihdama olumlu etkisi vardır,
9. Gelir dağılımının düzeltilmesine yardımcı olur,
10. Su kalitesinin ve kirlenmenin kontrolu sağlanabilir,
11. Su sporları yapılmasına olanak verir,
Bu sayılan yararları yanında baraj yapımında
özellikle dikkat edilmesi gerekli konularında olacağı doğaldır.
Bunlar:
1. Doğal dengenin bozulması,
2. Göl sahası içinde kalan tarım alanlarının ve doğal kaynakların
kullanılamaması,
3. Göl sahası içinde kalan yerleşim merkezlerinin nakli,
4. Göl sahası içinde kalan yol, köprü vb. yatırımların yerine
yeni yatırım yapma ihtiyacı,
5. Yer altı su seviyesinin yükseltilmesi dolayısı ile maydana
gelen olumsuz etkiler,
6. Su yükünün artması dolayısı ile meydana gelebilecek tehlikeli
heyelanlar ve diğer jeolojik olaylar,
7. Artan su buharlaşması dolayısı ile kullanılabilecek su
miktarının azaltılması,
8. Akarsuların taşkın mevsimlerinde birlikte getirdikleri
toprak gücünü artıran besleyicilerden bilhassa delta ovalarının
mahrum kalması,
9. Suyun içinde taşınan maddelerin azalması nedeni ile baraj
mansabında daha fazla yatak oyulması,
10. Kıyı erozyonunun artması,
11. Göl alanında kalan tarihi eserler,
gibi konular ile çok özel konular olabilir.
Ancak sayılan bu hususlardan dolayı meydana gelebilecek mahzurlar
baraj planlaması veya proje sırasında gözönünde bulundurulursa
ortadan kaldırılabilir veya en aza indirilebilir. Örneğin
Keban Barajı göl alanı içinde kalacak tarihi eserler baraj
devreye girmeden önce Başka yere taşınmıştır. Balıkların yaşamının
yitirip doğal dengenin bozulmaması için gerektiğinde, balıkların
akarsuyun kaynağına gidip gelmelerini sağlamak amacıyla balık
geçitleri yapılabilir.
BARAJI MEYDANA GETİREN TESİSLER
Barajı meydana getiren tesisleri şu ana gruplarda
toplayabiliriz:
1. Gövde ve tesisleri,
2. Dolusavak tesisleri,
3. Derivasyon tesisleri,
4. Dipsavak tesisleri,
5. Enerji İletim Tesisleri(Yalnız enerji amaçlı barajlarda
vardır).
A) GÖVDE VE TESİSLERİ:
1. Baraj Gövde Tipleri
1.1. Baraj Tiplerinin Sınıflandırılması
Baraj gövde tiplerinin, özelliklerinin değişik
yönlerden değerlendirilmelerine göre, farklı sınıflandırmalarının
yapılması mümkündür. Aşağıdaki sınıflandırma ise, bazı özel
uygulamaların dışında, baraj gövdesinde kullanılan malzeme
cinsine ve bundan yararlanma şekline göre yapılmıştır.
I-Dolgu Barajlar
a) Homojen gövdeli barajlar
b) Zonlu barajlar
- Toprak dolgu
- Kaya dolgu
- Karaşık zonlu dolgu
c) Memba şevi geçirimsiz kaplamalı kaya dolgu barajlar
- Asfalt memba kaplamalı
- Beton memba kaplamalı
- Metal, vs. memba kaplamalı
II- Beton Barajlar
a) Beton ağırlık barajları
- Dolu gövdeli
- Boşluklu gövdeli
- Payandalı
- Sermebeton (R.C.C.) gövdeli
b) Beton kemer barajlar
- Kemer ağırlık gövdeli
- Basit silindirik gövdeli
- İki eğrilikli gövdeli
III- Karma Tipte
Barajlar
Çoğunlukla dolgu ve beton ağırlık gövde kombinasyonlarından
oluşur.
I- Dolgu Barajlar
a) Homojen Gövdeli Barajlar
Homojen gövdeli baraj, geçirimsiz veya çok
az geçirimli , aynı özelliklere sahip tek bir malzemeden oluşmuş,
geçirimsizlik fonksiyonuna, şev korumaları hariç, bütün gövdenin
katıldığı tipte bir yapıdır.
Rezervuar uzun süre dolu tutularak malzemenin
doygun hale gelmesinden sonra ani boşalmalarda, şevlerin kaymaması
için çok yatık tertip edilmeleri gerekir.
Bu tip barajlar mansap şevinin korunması
bakımından modifiye edilerek uygulanmışlardır.
Mansapta öngörülen bir kaya topuk ve bunun
gövde tarafındaki yüzünde yer alacak filtre, sızma hattını
aşağı çekerek drene edecektir.
Bu tip gövde dolguları, eskiden alçak barajlarda
(h < 30m) ve göletlerde çok kullanılmıştır.
Genelde bu tip gövdeler depolama barajlarında,
herhangi bir sebepten zorunlu olmadıkça uygulanmamalıdır.
Uygulama alanları daha ziyare sel kapanları,
geçici batardolar vs. olmaktadır.
b) Zonlu Dolgu Barajlar
Bu tipteki barajlarda çeşitli dolgu malzemesi
belirli amaçlarla gövdenin değişik bölgelerine yerleştirilmişlerdir.(Şekil
3.1)
Gövdede teşkil edilecek, malzeme zonları aşağıda belirtilmiştir.
- Çekirdek Dolgusu :
Kil özelliğinde bir malzemeden oluşan bu
dolgu gövdenin geçirimsizliğini sağlar. Merkezi veya memba
yönünde eğik olarak düzenlenirler.
Çekirdeğin daha karmaşık geometride teşkil
edildiği ve beton, palplanş vs. gibi değişik malzemeler kullanılarak
geçirimsizliğin sağlandığı uygulamalar varsa da burada bunlara
değinilmeyecektir.
Çekirdek şevlerinin eğimi doğal olarak çekirdeğin
kalınlığına bağlıdır.
Kalınlığın tesbit edilmesinde ise kullanılan
malzemenin özellikleri, yakın çevrede malzemenin yeteri kadar
bulunup bulunmaması, sağlanması istenen ekonomi ve depremsellik
vs. gibi faktörler rol oynar.
Merkezi çekirdek uygulanması halinde, özel
bir durum söz konusu değilse şev eğimleri 1/0.5-1/0.3 (düşey/yatay)
değerleri arasında düzenlenir.
- Memba ve Mansap Kabuk Dolguları:
Bunlar memba ve mansap dolguları olarak da
anılırlar. Bu dolgular geçirimli ve yarı geçirimli özelliktedirler.
Memba dolgusunda, rezervuarın ani boşalma durumunda çabuk
derene olması için daha çok geçirimli malzeme tercih edilir.
Aksi takdirde düşey ve yatay drenaj tabakaları düzenlenmelidir.
Mansap dolgusunun yarı geçirimli olması halinde,
sızma hattının (freatik hat) yükselmemesi ve çekirdekte oluşacak
genelge önemsiz sızıntıların tabandaki yatay drenaj tabakasına
kolayça aktarılması için bir düşey drenaj tabakasının düzenlenmesi
uygun olacaktır. Düşey drenaj tabakası aynı zamanda mansap
dolgusunu filtrelerden geçiş zonu görevini de üstlenecektir.
- Filtre Dolguları:
Çekirdekten sızıntı ile kil malzemenin sürüklenmemesi için
mansap filtreleri koruyucu görev yaparlar. Memba filtresi
ise rezervuarın boşalma durumu için gereklidir.Filtrelerde
dane çaplarına göre tedrici bir geçiş sağlamak için ince filtre
(kum) ve bunun mansabında kalın filte
(kum ve çakıl) kullanılır. Filtre kalınlıklarını
rezervuar su busanıcı tayin eder, fakat ekseriyetle 3 veya
4 m kalınlık 30 m den yüksek barajlar için yeterlidir.
Düşey filtre tabakaları yukarıdan aşağıyadoğru
artan kalınlıkda da düzenlenebilir.
- Riprap (Taş İmla):
Gövdenin memba şevinde dolgunun su dalgaları
etkisi ile yıkanmasının önlenmesi amacıyla konulan bir örtü
tabakasıdır. Dalga yüksekliğine göre kayaların çapı ve tabakanın
kalınlığı tayin edilirse de genelde 0,5-1.0 m çapında kayaları
1.0 m tabaka kalınlığında düzenlemek yeterli emniyeti sağlayacaktır.
Memba dolgusunda kaya kullanılmayıp, kum ve çakıl gibi daha
ince malzeme söz konusu ise, memba dolgusunun dalga etkisi
ile riprap kayalarının arasından dışarı sürüklenmesini önlemek
içir riprap'in altında 30-50 cm kalınlığında çok iri çakıllardan
oluşan bir geçiş tabakası sermek gerekir.
Ekonomik nedenler ile riprap tabakası rezervuardaki
minimum su seviyesinin bir miktar altına kadar devam ettirilmelidir.
- Mansap Şevi Koruma Örtüsü:
Toprak mansap dolgusu kullanılması halinde,
mansap şevi yağmur sularının erezyonuna maruz kalacaktır.
Bunu önlemek amacı ile mansap şevinin üzerinde 0.5-1.00 m
kalınlığında bir kaya örtü tabakası gerekir.
İklimin uygun olması durumunda bir çimen
veya çalı bitki örtüsü de bu fonksiyonu yerine getirebilir.
Yukarıdaki örneklerde kullanılan dizayn anlatım
kolaylığı için zonların düzenlenmesi yönünden simetrik olarak
düşünülmüştür. Şüphesiz zonların tertibi, gereksinimlerine
göre (malzemenin cinsi, topoğrafya, yerel stabilite vs.) daha
karmaşık bir şekilde oluşturulabilir.
Önemli olan husus ise, sızma hattı yönünde
daima filtre kriterini geçerli kılmaktır.
İnce bir malzeme dolgusundan sonra birdenbire
kalın, boşluklu bir malzemeden oluşan dolguya geçirilmesi
halinde, ince malzeme sızma ile diğerinin içersine sürüklenecektir.
Toprak Dolgu Gövdeler :
Toprak dolgu gövdeli barajlarda kabuk zonları
toprak, kum, çakıl (nehir alüvyonu, teras depozitleri) ve
benzeri nisbeten ince daneli malzemelerden oluşturulmuştur.(Şekil
3.2)
Toprak dolgu gövdeler merkezi çekirdekli
veya eğik çekirdekli olabilir. Kil çekirdeğin memba ve mansap
yüzlerinde kabuk dolgularının belirlediği tipte filtreler
öngörülür. Çekirdeğin her iki tarafında çekirdeği destekleyen
kabuk dolguları yer almıştır. Eğer merkezi kil çekirdek ince
olarak projelendirilmiş ise, mansap şevi biraz daha az eğimli
düzenlenebilir.
-Drenler :
Memba kabuk dolgusu yarı geçirimli oldugu
zaman, rezervuarın ani seviye düşüşlerine karşı yatay drenler
tertip etmek gerekebilir.
Mansap kabuk dolgusu yarı geçirimli ise,
kaba filtrenin mansabında bir düşey dren yer almalıdır. Mansap
kabuk dolgusu altında teşkil edilecek yatay dren zeminden
ve filtrelerden sızacak suları mansaba geçirecektir. Bu yatay
deren yamaçlarda da öngörülmelidir.
Kabuk dolguları altında bulunan alüvyon,
benzer nitelikte malzeme olduğu için genellikle kaldırılmaz,
Yamaçlarda, yamaç molozu sağlam kayaya kadar sıyırılır. Yine
yamaçlarda bulunan teras depozitleri (kum ve çakıl) altında
uygun olmayan (yamaç molozu, diğer gevşek zemin tipleri vs.)
formasyonlar yoksa yine olduğu gibi bırakılır. Bunların yüzeyi
dolgu yapılmadan öncel düzeltilerek sıkıştırılmalıdır.
Kaya Dolgu Gövdeler :
Kaya dolgu tipi gövdelerde, kabuk zonları
kaya malzemeden oluşturulmuştur. Bu malzeme taş ocağından
veya yapı ile ilgili kazılardan elde edilir. Kaya dolgu barajlarda
zonların düzenlenmesi toprak dolgu tipine benzer şekilde yapılır.(Şekil3.3)
Eğer doğal nehir alüvyonu derinliği fazla
ve iri bloklar içeriyor ise, kaldırılmayabilir. Fakat ince
bir tabaka ise maliyeti fazla etkilemeyeceği için kaldırılmalıdır.
Alüvyonun fiziksel özelliklerinin, kabuk kaya malzemesinin
özelliklerinden daha kötü olması halinde taban kayasına kadar
kaldırılmalıdır.
Çekirdeğin mansabında yer alan ince ve kalın
filtrelerden sonra, filtrelerin mansap kabuğu kaya dolgusu
içerisine geçmemesi için bir geçiş tabakası tertip edilir.
Bu zon iri çakıl veya kaya kırığından oluşturulur. Eğer mansap
kabuk dolgusu altında nehir alüvyonu bırakılmış ise, nehir
alüvyonunun sızıntı suları vasıtası ile kaya dolgu içerisine
girmemesi için bu tabaka yatay bir geçiş tabakası-filtre olarak
mansap topuğuna kadar devam ettirilir. Alüvyon taban kayasına
kadar kaldırılmış ise geçiş tabakası gerekmez.
Mansap kabuk dolgusu kaya malzemeden olduğu
için şev kaplamasına gerek yoktur.
Memba kabuk dolgusu ile memba filtresi arasında
yine bir geçiş tabakası öngörülür. Bu geçiş tabakasının görevi,
ani boşalmalarda filtrenin kaya dolgu içersine sürüklenmesini
önlemektir.
Eğer memba kabuk dolgusunda, iri kaya parçaları
memba şevinde istif edilmiş ise, riprap düzenlemesi zorunluğu
kalkar.
Tipik bir kaya dolgu barajın genel yerleşim
planı ve kesitleri EK III-1 ve III-2'de gösterilmiştir.
Karışık Dolgu Gövdeler :
Genellikle, baraj tesislerinde çeşitli yapıların
kazılarından elde edilen uygun malzemelerin ekonomik nedenlerle
gövde dolgusunda kullanılma durumu vardır. Bundan dolayı karışık
malzeme zonlarından oluşan gövde tiplerinin uygulama alanı
geniştir. Kazılardan kazanılan malzemeler, inşaat proğramına
uygun olarak ya bir sahada depolanıp (röpriz), uygun zamanlarda
gövdeye serilirler, yahut doğrudan doğruya gövde dolgusuna
taşınırlar. Ocaktan taşınacak malzemelerle birlikte düşünülerek,
kazılardan çıkacak malzemelerin gövdenin hangi zonlarında
kullanılacağı ve miktarı ekseriyetle şematik bir program üzerinde
önceden etüt edilirler (Malzeme akış diyağramı). Bu kazı malzemeleri
nisbeten az miktarda baraj temeli, tüneller, santral binası
vs. gibi yerlerden alınmakla beraber, ekseriyetle dolusavak
kazılarından geniş çapta elde edilirler.(Şekil 3.4)
Bu tip gövdeler için tipik bir zon düzenlemesi verilemez.
Mevcut malzemelerin (ocaktan ve kazılardan) etüdü ile teknik
ve ekonomik yönden en uygun bir dizayn seçilir. İnşaat süresinde
karşılaşılan yeni şartlara göre, bazen zonlarda revizyonlar
uygulanır.
Memba kabuğunda minimum su seviyesi üstünde
mümkün mertebe geçirimli malzeme kullanılmalıdır.
Gövde kabuk bölgelerinde düşük kalitede ve
az geçirimli olan malzeme, sandviç teşkil edecek şekilde iç
kısımlara konulmalıdır.
c) Memba Şevi Kaplamalı Barajlar
Bu tipteki barajlar geçirimsiz dolgu malzemesinin
ekonomik bir uzaklıkta mevcut olmaması veya mevcut olup da
doğanın korunması nedenleri ile kullanılmak istenmemesi hallerinde
söz konusu olur (Değerli tarım arazilerinin ve bitki örtüsünün
tahrip edilmemesi vs.)
Bu barajlar iyi istiflenmiş ve sıkıştırılmış
kaya dolgu gövdenin memba şevi üzerine, geçirimsiz bir malzemenin
kaplanması ile oluşturulurlar.
Memba membranı asfalt, beton, çelik plastik
levha, hatta ahşap herhangi bir geçirimsiz malzeme olabilir.
Fakat genellikle beton veya asfalt malzeme kullanılır. Geçirimsiz
örtünün gövdenin oturmasından dolayı hasar görmemesi için
dolgu ve temeldeki çökmeler çok iyi etüd edilerek hesaplanmalıdır.
Ayrıca gövde stabilite analizlerinin de geçirimsiz
örtüsü gözönüne alınmadan, normal kaya dolgu baraj gövdesinde
olduğu gibi yapılması gerekir.
Bugün iyi gelişmiş kaya sıkıştırma tekniğinin
ve ekipmanlarının sayesinde ve kil çekirdeğin mevcut olmamasından
dolayı, bu tip barajlarda şevler oldukça dik yapılabilmekte,
1.0 düşey 1.3 yatay olacak şekilde bir eğim ile düzenlenebilmektedir.
Bu durum şüphesiz kullanılan dolgu malzemesinin özelliklerine
ve uygulanan sıkıştırma tekniğine bağlıdır.
Zonlar tertip edilirken çok karmaşık dizaynlara
başvurulmaması önerilmektedir. Zira farklı karakterdeki zonların
bir aradaki davranışları önceden tahmin edilmiyebilir.
Genelde aşağıda gösterilen temel dizayn kullanılmaktadır.
Kaya dolgu malzemesi 50-60 cm kalınlığında
tabakalar halinde basınçlı su verilerek titreşimli silindirler
ile yatay olarak sıkıştırılır. Geçirimsiz örtü altındaki özel
zonlar ise 30 cm gibi daha ince tabakalar halinde yatay ve
çok defa ilave olarak şev düzlemi üzerinden de sıkıştırılır.
(Silindirler yukarıdaki bir vince bağlanarak)
Memba kaplamalarında önemli olan husus, kaplamanın
rezervuar basıncına ciddi bir sızmaya neden olmadan direnç
gösterebilmesi ve aynı zamanda da zati yük ve su basıncından
kaynaklanan oturmalarına dolgunun intibak edebilmesidir.
Memba Şevi Beton Kaplamalı Barajlar :
Memba geçirimsiz örtüsü, muayyen bir genişlikte
ve kalınlıkta şev üzerinde enine istikamette uzanan, beton
plaklar ile oluşturulmuştur.
Beton döşeme dökülmeden dolgu şev yüzeyi
tekrar elden geçirilerek düzeltilir ve kumlu bitüm ile ince
bir tabaka ile kaplanır.
Bunun yerine püstürtme beton da kullanılabilir.
Bu uygulama daha pahalı olmasına rağmen, daha hızlı olarak
sürdürülebilir. Ayrıca uygulama esnasında darbelere ve yağmurun
tahribine karşı hassas olmama gibi avantajı vardır.
Geçirimsiz memba kaplaması uygulamalarında
bilinmelidir ki, kaplama taşıyıcı bir unsur değildir.
Kaplama su basıncı altında kırılmamalı ve
geçirimsizliği tam manası ile sağlayabilmelidir. Bu da ilk
anda, beton kalınlığı ne olmalıdır ve hangi amaçla ve ne miktarda
teçhiz edilmelidir sorusunu ortaya çıkarmaktadır.
Beton kaplama gövde dolgusunun deformasyonuna
uyum gösterecek esneklikte olmalıdır ve hiçbir bölgesinde
gerilme birikimi olmamalıdır.
İyi sıkıştırılmayan bölgelerde dolgunun çökmelerinden
dolayı kaplama yerel olarak taşıyıcı olarak çalışır ve çatlaklar
ortaya çıkabilir.
Beton kaplama kalınlığının saptanması için
çeşitli ülkelerde değişik formüller kullanılmıştır.
Avustralya
t= kaplama kalınlığı (m)
h= su yükü (m)
t= 0.3+0.002 h
Güney Amerika
T= 0.3+0.005 h
Romanya
T= 0.3+0.004 h
Kalınlık tayin edilirken göz önünde bulundurulması
gereken en önemli hususlar tabii ki betonun geçirimsizliği
ve dış tesirlere dayanıklılığı olacaktır.
Kaplama kalınlığını baraj kretinden beton
yastığa kadar artırarak projelendirmek de mümkündür.
Beton kaplamada kullanılacak betonarme demiri,
beton kesitinin %0.5 ile %0.8'i kadar olmalıdır.
Demir teçhizatın asıl amacı, oluşacak olası
çatlakları, kılcal çatlaklar şeklinde yüzeye yayması ve termal-rötre
gerilmelerini almasıdır.
Betonarme demirleri her iki yönde düzenlenir
ve derzlerde kesilmez. Genellikle demir, plakların ortasında
yer alır. 40-50 cm kalınlıktaki plaklarda ise daha ziyade
yüzeye yakın yerleştirilmesi termal gerilimleri alması bakımından
uygun olacaktır.
Memba beton kaplamalı barajlar sağlam temel
kayası üzerine veya nehir taban alüvyonunun kalın olması halinde
ise tesviye ve sıkıştırma işlemlerinden sonra alüvyon üzerine
oturtulurlar.(Şekil 5)
Beton yastık perde ve konsolidasyonlarının
yapılmasında başlık betonu olarak görev yapar. Perimetrik
olarak memba şev eteğinde yer alır.
Beton kaplamanın son bulduğu bu beton blok
altındaki temel kayasına ankraj demirleri ile bağlanır.(Şekil
6)
Beton yastığın altındaki geçirimsizlik perdesinin,
rezervuar dolduktan sonra ilave enjeksiyonlar ile takviye
edilmesi ihtimali olan durumlarda burada ayrıca bir enjeksiyon
galerisi de öngörülebilir.
Memba Şevi Asfalt Kaplamalı Barajlar :
Memba şevi asfalt kaplamalı dolgu barajlar
prensip bakımından beton kaplamalı gövdelere benzer, fakat
asfalt kaplamaları esnekliklerinden dolayı kırılmalara karşı
betondan daha fazla tahammül gösterir.
Bu tipteki baraj gövdelerinin kaplamalarından
beklenen özellikler aşağıda sayılmıştır.
- Seçilen şev eğiminde stabilitesinin yeterli
olması
- Dayanıklılığı
- Geçirimsizliği
- Su basıncına, dalga tesirine dayanıklı olması
- Hisrostatik alt basınca mukavemet gösterebilmesi
- Kaplama arkasındaki dolgunun rahatça drene olabilme kabiliyetinin
olması
- Dolgunun yerel deformasyonlarına karşı, dayanım ve elastikiyeti
ile uyum gösterebilmesi
Son yıllarda, yükseklikleri 100 metreyi aşan
memba şevi asfalt kaplamalı barajlar inşa edilmiştir.
Bu barajların memba şev eğimleri gövdede
kullanılan dolgu malzemesinin özelliklerine göre 1/1 ile 1/2.5
değerleri arasında seçilmiştir.
Memba şev kaplamalarında ise değişik uygulamalar
yapılmıştır.
Genel olarak üzeri bitum ile kaplanmış gözenekli
bir asfalt tabaka veya birden fazla asfalt tabakadan oluşmuş
bir kaplama sistemi olarak dizayn edilebilirler.(Şekil 7 )
Yaklaşık olarak 42 m yüksekliğindeki asfalt
kaplamalı gövdenin derin nehir alüvyonu üzerine oturacağı
düşünülmüştür.
II. Beton Barajlar :
Beton baraj gövdeleri, küçük ve zemine fazla
basınç vermeyen regülatör tipi tesislerin dışında, gevşek
zemin ve ayrışmış kaya kazılıp alındıktan sonra daima yeterli
taşıma gücüne sahip sağlam kaya zemin üzerinde inşa edilirler.
Beton barajların en önemli avantajı, dolusavak, enerji sualma,
dipsavak vs. gibi diğer yapıların gövde üzerinde yer alabilmesidir.
Aks yerindeki mevcut şartlara göre beton
ağırlık veya beton kemer tipinde bir gövde seçilebilir.
Beton baraj gövde tipinin seçilebilmesi için
en önemli faktörlerden biri de ekonomik bulunmuş olmasıdır.
a) Beton Ağırlık Baraj Gövdeleri :
Beton ağırlık baraj gövdeleri, başta baraj
gölünden kaynaklanan su yükünü ve diğer çeşitli ikincil yükleri
kendi ağırlığı ile karşılayarak temele aktaran yapılardır.
İstinat duvarı gibi çalışan bu yapılar dolu gövdeli veya boşluklu
bloklardan veya araları kapatılmış payandalardan oluşur.
Dolu Gövdeli Ağırlık Barajları:
Bu tipteki barajlar gövdenin büyüklüğüne
uygun olarak boyutlandırılmış 10 ile 20 metre genişliğinde
trapez kesitli beton blokların yanyana getirilmesi sureti
ile projelendirilirler.
Gövde genel olarak doğrulsal bir aks üzerine
oturur, fakat estetik yönden veya özel bir amaçla aksa kemer
formu da verilebilir.
Kemer şeklindeki tasarımlarda, vadi yamaçlarına
kemerlenmeden dolayı yük aktarılmadığı varsayılır.
Blok genişlikleri 20 metreyi geçmemelidir,
zira bu genişlik aşıldığı takdirde termal çatlakların ortaya
çıkması mümkündür.
Geniş olarak boyutlandırılan bloklarda, beton
ısısının kontrolu zorlaşarak ekonomik olmayan bir durum ortaya
çıkar.
Derzleri oluşturan blok yüzlerinden birisi
diğerinin yer yer içine geçecek şekilde, dişli olarak şekillendirilirse
de son yıllarda bu uygulamadan vazgeçilme eğilimi vardır.
Blok derzleri su tutucu lastik veya PVC bantlar
ile membada ve mansapta kapatılmıştır.
Derzler, beton ısısı ve rötre büzülmeleri
normal duruma gelince, çimento veya kimyasal maddeler enjekte
edilmek sureti ile doldurulur.
Gövde yüzleri bazı amaçlarla değişken eğimli olarak da düzenlenebilir.
(Şekil III-8)
Payandalı ve Boşluklu Beton Gövdeler :
Bu tip gövdeler, beton ağırlık barajlarının
özel şekli olup, hemen hemen aynı statik prensiplere göre
çalışır. Yan yana sıralanmış payandaların memba yüzleri genişletilmek
sureti ile veya araları plak, kemer vs. gibi elemanlarla kapatılarak
süreklilik sağlanmıştır.(Şekil -9).
Dolu gövdeli ağırlık baraj gövdelerine kıyasla
daha geniş vadilerde ekonomik olabilrlerse de yükseklikleri
sınırlıdır. Genellikle 150 m ye kadar olan yüksekliklerde
uygulanmışlardar. Beton malzeme kullanımı az, fakat kalıp
ve işçilik maliyeti fazladır.
Memba yüzleri eğimli olarak projelendirilirler.
Derivasyon geçişlerinin payanda aralarında
bırakılan geçici orifislerden yapılabilme avantajları vardır.
Boşluklu ağırlık barajı deyimi, payandaların
arasındaki aralık tamamen kapalı olduğu takdirde kullanılır.
Serme Beton Barajlar :
Serme beton barajlar (RCCD-Roller Compacted
Concrete Dams) oldukça düşük oranda karışım suyu ve çimento
içeren özel bir beton türünün, tabakalar halinde yerine serilerek
sıkıştırılması sureti ile inşa edilen yapılardır.
Bu tip barajlarda gövde maliyeti ve inşa
süresi 2/3 oranında azaltılabilir.
Gövdenin memba ve mansap yüzleri kalıp yerine
kullanılan prefabrik beton paneller ile kapatıldıktan sonra
arası tabakalar halinde serme beton ile doldurulur. Paneller,
serme beton içersine çelik çubuklar ile ankre edilir.
Eğimin 1 düşey 0.8 yataydan daha dik istenmediği
durumlarda yerinde dökülen kabuk betonları yardımı ile kalıp
kullanılmadan da mansap yüzü oluşturulabilir.
İhtiyaca göre, gövdenin bazı bölümleri dolusavak,
sualma yapılarının bazı bölgelerinde normal beton kullanılabilir.
Serme betonun nihai mukavemeti en az normal
beton düzeyinde olmasına rağmen maliyeti çok düşüktür.
b) Beton Kemer Baraj Gövdeleri :
Kemer barajlar, memba yönünde verilmiş kemer
formundan yararlanarak üzerine gelen yükleri, kemer etkisi
ile büyük ölçüde yamaçlara aktaran yapılardır. Her ne kadar
gövde münferit bloklar halinde inşa edilirse de, aradaki derzlerin
enjeksiyonla doldurulmasından sonra monolitik olarak çalışır.(EK
III-3)
Genel bir sınıflandırma yapılır ise, kemer
barajlar aşağıda belirtilen üç tipte projelendirilirler.
- Kemer ağırlık gövdeler
- Silindirik gövdeler
- İki eğrilikli gövdeler
Kemer ağırlık barajları enkesit yönünden
ağırlık barajlarına benzer fakat baraj aksı eğrisel olup,
mansap yüzü daha dik eğimlidir.
Diğer tipteki kemer barajlara göre, kendi
ağırlıkları ile üzerine gelen yüklerin temele aktarılması
daha önemli rol oynar.
Silindirik barajların eksen yarı çapları
sabittir. Gövde kalınlığı temelden yukarı doğru azalar.
İki eğrilikli kemer gövdelere ise yatay ve
düşey eğrilik verilmiştir. Tabii ki bu sınıflandırmanın altında
sabit merkez açılı değişken merkez açılı, sabit yarıçaplı,
değişken yarıçaplı, sabit merkezli, değişken merkezli gibi
ikinci derecede geometrik özellikler sayılabilir.
Baraj Gövdelerinin Yerleştirilmesinde Göz
Önünde Bulundurulması Gereken Önemli Jeolojik Oluşumlar Aşağıda
Belirtilmiştir.
a) Baraj aksı membaından mansaba irtibatlı,
bertaraf edilmesi zor olan bir yeraltı su yolu bulunmalıdır.
b) Gövde, enjeksiyon perdesi veya diğer metodlarla
ıslah edilmesi zor ve masraflı olabilecek geçirimli bir formasyon
üzerine zorunlu olmadıkça oturtulmamalıdır.
c) Gerek dolgu, gerekse beton barajların
temeli civarında aktif faylar mevcut olmamalıdır.
Küçük aktif olmayan faylar ve çatlaklar dolgu
barajlarda önemli olmayabilir, fakat beton ve bilhassa beton
kemer barajlarda bunlar zayıf zonlar oluşturdukları için genellikle
arzu edilmezler.
Gökçekaya iki eğrilikli kemer barajı buna
rağmen sağ ve sol yamaçta oldukça önemli fay sistemleri üzerinde
inşaa edilmiş, fakat bu fayların dolgularının önemli miktarda
boşaltıp yerine beton doldurulması hem zaman almış, hemde
çok masraflı olmuştur.
d) Barajın oturacağı yerde veya civarında
gövdeye zarar verebilecek, kaldırılması veya ıslah edilmesi
ekonomik görülmeyen, önemli heyelanlı sahalar olmamalıdır.
e) Aks boyunca alınmış jeolojik kesit kazı
sınırını belirleyecektir. Jeolojik kesidi mevcut olmayan,
sadece topoğrafik duruma göre seçilmiş bir aks yerinde, baraj
temeli için uygun olmayan, kazılarak alınması gerekli zemin
kitlelerine rastlanabilir.
B) DOLUSAVAK TESİSLER :
I- Giriş :
Dolusavak deyimi ile, su yapılarında, suyu
menbadan mansaba geçiren yapımlar anlatılmaktadır. Bunlar
barajların birer parçası olabildiği gibi bağlamaların da gövdelerinin
şekillendirilmesinde kullanılmıştır. Bu kadar yaygın olmalarına
rağmen rasyonel etüdleri ancak son senelerde yapılabilmiştir.
Dolusavakların incelenmesi çok yönlüdür.
İlk çözümlenmesi gerekli problem asal su yapısındaki konumlarıdır.
Bundan sonra hidrolik hesapları ve ve nihayet statik hesapları
gelir. Savağı teşkil etmesi için kullanılması gerekli malzemenin
seçimi de ayrı bir problem oluşturur. Sonuçta varılacak çözüm,
mevcut çözümler arasındaki, gerek malzeme gerekse hidrolik
bakımdan en elverişlisi olmalıdır. Yanı yapım, en az parayı
sarfederek proje debisini emniyetle geçirebilen tesis tarifine
uygun bulunmalıdır.
2-Değişik Dolusavak
Tipleri :
2.1. Serbest Akışlı
Dolulusavaklar :
2.1.1 - Geometrik sınıflandırma
1- Doğrusal eşikler
2- Özel şekilli eşikler
2.1.2- Profile göre sınıflandırma
1- Creager profilli savaklar
2- 2. nci dereceden parasol profilli savaklar
3- 3. ncü dereceden parabol profilli savaklar
4- Karışık profilli savaklar
5- Basık profilli savaklar
6- Serbest düşüler, kalın eşikli savaklar
2.1.3- Yan savaklar
2.1.4- Kuyulu savaklar
2.1.5- Sifonlu savaklar
2.1.6- Menfezler savaklar
2.1.7- Tehlike savakları
2.2. Kapaklı dolusavaklar :
2.2.1- Kirişli kapamalar
2.2.2- Yassı kapaklı savaklar
2.2.3- Eğrisel kapaklı dolusavaklar
3. Dolusavakları Meydana Getiren Elemanlar :
Dolusavakları meydana getiren elemanların
sayısı dörttür.
1. yaklaşım kanalı,
2. kabartma gövdesi,
3. mansap kanalı ve
4. suyu yatağa veren tesisler.
3.1. Yaklaşım kanalı
:
Suyu savak yapısına iletmek için kullanılır.
Bazı yapımlarda dolusavak baraj gövdesi üzerindedir ve su
ile doğrudan doğruya temastadır. Dolayısıyle yaklaşım kanalına
ihtiyaç kalmaz. Yaklaşım kanalının projelendirilmesinde dikkat
edilmesi gerekli hususlar şunlardır:
Baraj gölünden kanala giriş :
Giriş ağzının tertibinin önemini iki noktada
vurgulamak gereklidir.
1. Yük kayıplarının azaltılması ve
2. Kanal içinde düzenli bir akımın elde edilmesi.
Yaklaşım kanalı güzergahı:
Kanal güzergahı barajın konumu ile yakından
ilgilidir
Yaklaşım kanalındaki akımın max. hızı:
Kanal içinde yük kayıplarını ve oyulmaları
önlemek için 4.5-5.0 m/sn olmalıdır.
3.2. Kabartma gövdesi :
Su alma yapısının anahtar mevkiinde bulunur.
Kabartma gövdesi değişik organlardan kuruludur. Bunlar aşağıda
sırasiyle tarif edilecektir.
a. Yan duvarlar :
Savak bir yaklaşım kanalı içine oturtulmuş
ise kanal ile savak arasındaki geçişi sağlamak için tertip
edilir. Bu duvarlar doğrusal olabileceği gibi eğrisel de inşa
olunabilir.
b. Kenar ayaklar :
Savak bir yaklaşım kanalının içine oturtulmamış
ise bu takdirde yan duvarların yerini kenar ayaklar alır.
c. Dolusavak gövdesi :
Suya hız vererek mansaba aktaran yapıdır.
Yaklaşım kanalı içine yerleştirilebileceği ğibi
baraj gövdesi içinede oturtulabilir.
d. Orta ayaklar :
Kapaklı dolusavaklar da kapakların yuvalandıkları
tesislerdir. Kuvvetler bunlar yardımıyle temellere aktarılır.
Orta ayakların açıklıkları ve geometrik şekilleri kapak geometrisine
ve akımın hidrolik özelliklerine bağlıdır.
d. Servis köprüsü :
Orta ayaklar üzerine oturtulan bir tabliyeden
ibarettir. Burada kaldırma tesisatı bulunur. Bazı hallerde
servis köprüsünün yanında bir de yol köprüsü bulunur.
e. Dolusavak kapakları :
Bu kapaklar dolusavağın asal bir elemanıdır.
Kaldırma tertibatının el ile hareket edeni olduğu gibi elektrik
kumandalı veya otomatik olanları da vardır. Dolusavaklarda
kullanılanlar daha ziyade radyal kapaklar, vagon veya kaydırmalı
yassı kapaklardır. Bağlamalarda daha çeşitli kapaklara gidilmiş
ve bunlar uygulama alanı da bulmuştur.
3.3. Dolusavak mansap kanalı :
Savak yardımıyle mansaba geçirilen su, ya
doğrudan doğruya akarsu yatağına iade edilir veya bir kanal
aracılığı ile daha uzaklara götürülür. Dolusavağın baraj gövdesi
üzerinde olması halinde birinci çözüm kullanılır. Toprak veya
kaya dolgu barajlarda ikinci çözüme gidilmektedir.
3.4. Suyu akarsu yatağına veren yapılar
:
Bunlar ikiye ayrılabilir :
1. Suyu akarsu düzeyine indiren yapılar
ve
2. Suyu sıçratan yapılar
Suyu akarsu düzeyine indiren yapılar bilindiği
gibi düşü havuzlarıdır. Bunlar da çeşitlidir. Bir kısmı düz
eşikli bir kısmı ise dişli yapılmaktadır.
Suyu akarsu düzeyine sıçratarak indiren yapılar
genellikle sıçratma uçları ismi altında tanımlanır. Bunlar
basit sıçratma uçları, yansıtıcılar ve su napını buran ve
yayan sıçratma uçları olarak üçe ayrılabilir.
C) DERİVASYON TESİSLERİ:
Derivasyon, baraj inşaat alanının kuru tutulabilmesi
için akarsu güzergahının geçici olarak değiştirilmesidir.
Genellikle batardolar ve derivasyon tünelinden ibaret yapılardır.
Batardolar baraj gövdesinin küçültülmüşü
gibidir. Memba batardosu suyun baraj inşaatına girmesini önlediği
gibi derivasyon tünelinden çıkan suyun inşaat alanına girmesini
önler.
Derivasyon tüneli, suyu dağın içinde ileten
çoğunlukla dairesel bazen de atnalı kesitinde yapıdır. Bu
yapı açıkta yapılırsa kondüvi denir. Derivasyon aşamaları
(EK III-4)'de gösterilmiştir.
D) DİPSAVAK TESİSLERİ:
Barajlarda depolanan suyu mansaba vanalar
vasıtasıyla, kontrollu olarak veren tesistir.
Genellikle dipsavak aşağıdaki yapılardan
meydana gelir.
1. Su alma yapısı - Baraj gölünden, tek veya
değişik seviyelerden su alabilen yapıdır.
2. Memba tüneli (Kondüvisi) - Su alma yapısı vasıtasıyla alınan
suyu ileten yapıdır.
3. Tehlike vanası ve tıkacı - Cebri boru veya ayar vanasında
tamirat gerektiğinde suyu kesen vanadır.
4. Cebri boru - Tehlike vanası ile ayar vanası arasında suyu
ileten çelik borudur.
5. Ayar vanası ve ayar vana odası - İstenilen su miktarına
göre ayar yapan vanadır.
6. Enerji kırıcı tesis - Suyun enerjisini alarak döküldüğü
yere ve çevresine zarar vermesini önleyen yapıdır.
E)ENERJİ İLETİM TESİSLERİ:
I- Su Alma Yapısı
(Intake) :
1. Tanımı :
Bir hidroelektrik tesiste, enerji amacı için
kullanılacak suyun kaynağından alınarak iletim (isale) kanalı,
konduvi, kuvvet tüneli veya cebri boruya geçişini sağlayan
yapıya "su alma yapısı" denir.
Su alma yapıları, su alınacak yerin nehir,
dere, sulama kanalı veya rezervuar (baraj) olacağına göre
değişik özellikler gösterir. Bununla beraber su alma yapılarının
fonksiyonları bakımından müşterek özellikleri vardır. Bu özellikler
genellikle şunlardır
a) Bir su alma yapısı, bağlandığı iletim
yapısına (iletim kanalı, kuvvet tüneli, kondüvi veya cebri
boru) gerekli suyu kontrollu olarak (istenilen ayarda) verebilmelidir.
b) İstenilen suyu sedimentten (silt, kum,
çakıl gibi) ve yüzer haldeki türbine kadar gidebilecek zararlı
maddelerden (tomruk, kütük, buz v.b.) arıtarak verebilmelidir.
c) En az düşü kaybı ile çalışacak şekilde
ve ekonomik olarak projelendirilmiş olmalı ve belirtilen ömrü
süresince işlevlerini yerine getirebilmelidir.
2. Tipleri :
Barajlı santralların su alma yapıları şu
tiplerde olabilir :
a) Kule Tipi Su Alma Yapısı :
Su alma yapısı, rezervuar kenarından epeyce
içerlerde yapılmak zorunda ise kule tipi seçilebilir. Ancak,
kuleye ulaşım bir köprü vasıtası ile olacaksa köprü maliyeti
çok iyi hesaplanmalıdır. Aksi halde çok pahalı bir su alma
yapısı olabilir, bu takdirde diğer tiplerden birini seçmek
daha iyi olur.
b) Şaftlı Su Alma Yapısı :
Su alma yapısı ile rezervuar kenarı arası
pek uzak değilse, kapak şaftı açılacak zemin sağlam kaya ise
ve kapak şaftı ile su alma yapısı arasındaki tünelde veya
giriş yapısında, ömrü içinde bir arıza beklenmiyorsa veya
dalgıç yardımı ile gerektiğinde batardo kapağı çalıştırılabilecekse
bu sisteme gidilebilir. Bununla beraber, arıza halinde rezervuar
su seviyesini su alma yapısı alt kotuna indirecek bir dipsavak
sistemi yoksa kesinlikle bu tip kullanılmamalıdır. Hasan Uğurlu
HES su alma yapısı bu tipte yapılmış ve buna bakarak bir iki
proje daha bu tipe çevrilmiştir. Fakat, su alma yapısı ile
şaft arasındaki tünelde bir arıza çözülmesi son derece güç
ve pahalı sorunlar getirebilir.
c) Kaya Yamaca Dayalı, Düşey veya Eğik Kapaklı
Su Alma Yapısı :
Yeri iyi seçilmek şartı ile en iyi ve ençok
kullanılabilecek tip budur. İlk yatırım biraz fazla olursa
da (bazı hallerde) hiçbir sorun getirmeyecek bir tiptir. Bu
tip tercih edilmelidir.
d) Vana odalı batık su alma yapısı
e) Dipten alışlı (düşey şaft) tipi su alma
yapısı. Orta düşülü santrallarda kullanılabilecek bir tiptir.
f) Beton baraj içine yapılan su alma yapısı.
2. Tüneller :
2.1- Tünellerin Sınıflandırılması :
Tüneller, iç basınç ihtiva edip etmediklerine
göre basınçlı ve basınçsız tüneller diye ikiye ayrılır.
a) Basınçsız Tüneller : Demiryolu ve karayolu
tünelleri, servis tünelleri, metrolar, maden ocağı tünelleri
iç basınç ihtiva etmezler. Kanal vazifesi gören tünellerde
bu gruba dahildir. Burada iç basınçsız tüneller üzerinde durulmayacaktır.
b) Basınçlı Tüneller : Enerji maksatlı tüneller
bu gruba girer. Burada bu tip tüneller anlatılacaktır. Tünel
projesi iç içe iki daire çizip birde boy kesit göstermekten
ibaret değildir. İyi bir tünel projesi hazırlayabilmek için
tünel açma tekniğini, tünel içinde çalışacak makinaların özelliğini,
tünelin içinden geçeceği jeolojik formasyonları, iksa ve kalıp
sistemlerini ve en son olarak tünelde oluşacak yükleri ve
tünel kaplamasının bu yükler altındaki davranışını ve nihayet
yapılacak olan projenin bütün fonksiyonlarını çok iyi bilmek
lazımdır.
Basınçlı tüneller 3 gruba ayrılabilir :
a) Alçak basınçlı tüneller : H <5 m
b) Orta basınçlı tüneller : 5< H <100 m
c) Yüksek basınçlı tüneller : H >100 m
H = Tünelde iç basıncı oluşturan su yüksekliği
Tüneller, kaplamalı veya kaplamasız olabilir.
Tünelde kaplamanın fonksiyonu yük taşımaz, sızdırmazlığı sağlamak
ve düzgün bir yüzey sağlayarak sürtünme kayıplarını azaltmaktır.
Tüneller, kaplamalı veya kaplamasız olabilir.
Tünelde kaplamanın fonksiyonu yük taşımak, sızdırmazlığı sağlamak
ve düzgün bir yüzey sağlayarak sürtünme kayıplarını azaltmaktır.
Alçak basınçlı tünellerde kaplamaya gerek
olmayabilir. Bilhassa tünel sağlam bir kaya formasyondan geçiyor
ise sadece su kaçabilecek çatlakları kapatmak ve gerekli ise
sadece şotkrit yapmak yeterlidir.
Orta basınçlı tünellerde su sızdırmazlığını
temin için ince demirsiz bir beton kaplama yeterli olabilir.
Zemin sağlam kaya değilse kaplama yapılmalıdır. Hatta iç basınç
arttıkça çatlaklar büyür ve su kaçağına enjeksiyon bile yeterli
olmayabilir.
Eğer çevredeki kaya, kaplamanın radyal genleşmesine
müsaade ediyorsa ve bu genleşme, betonun taşıma gücündeki
uzamasını geçiyorsa betonda çatlaklar oluşur. Bu takdirde
(bütün iç basıncı alacak kadar) kaplama içine betonarme teçhizat
konur ve enjeksiyona gerek kalmayabilir. Eğer iç basıncın
bir kısmını kayanın taşıması isteniyorsa bu takdirde, kaplama
ile kaya arasındaki boşluğa enjeksiyon yapılması gereklidir.
Yüksek basınçlı tünellerde, grobeton kaplama
ve hatta betonarme kaplama çatlamayı önleyemez. Bu takdirdeğ
tünelde çelik kaplama uygulanır. İç basıncın tamamını çelik
kaplama alacaksa, çeliğin akma gerilmesine göre hesap yapılabilir.
2.2. Tünel Tipleri, Ebatları, Hızları
:
Tünel Kesitleri :
Tünel tipleri (Şekil:.....)'da verilmiştir.
Bu standart tünel kesitlerine ait her türlü yüke göre gerilme
analizleri yapılmıştır. (Şekil:..... altındaki Not'a bakınız.)
Tünel Boyutları :
Tünel kazısında ve taşımada kullanılacak
olan makinalar tünel içinde rahatça çalışabilmeli, daha büyük
kesitteki tüneller için bir ekonomik kesit hesabı yapılmalıdır.
Minimum tünel boyutu 2,5x2,5 m olarak verilmiştir. Amerika
gibi işçi ücretleri yüksek olan bir ülkede, sağlam kayada
açılacak kaplamasız bir tünelde 4,25-4,50m çaplı tünel ekonomik
olmaktadır. Bazen içinde makinaların rahatça çalışacağı kesitte
bir tünel, daha küçük kesitte ve fakat makinaların çalışırken
zorlanacağı bir tünelden daha ekonomik olmaktadır.
Tünel Hızları :
Tünelde yüksek hız, inşaat maliyetlerini
düşürür, fakat düşü kaybını arttırır. Bu ise tünelin gayri
ekonomik olmasına yol açar. Onun için mutlaka tünel ekonomik
kesit analizi yapılmalıdır. Bununla beraber ilk çalışmalar
için şu hızlar kullanılabilir.
-Kaplamasız kaba kaya yüzeyler için : 1,0-2,0
m/sn
-Biraz düzeltilmiş kaya yüzeyler için : 1,5-3,0 m/sn
-Beton kaplamalı yüzeyler için : 2,0-4,0 m/sn
-Çelik kaplamalı yüzeyler için : 2,5-7,0 m/sn
Bu değerler, suyun aşındırıcı sürüntü maddesi
taşımadığına göredir. Fazla sürüntü maddesi varsa, kaplamalı
bile olsa 2,0-2,5 m/sn hız geçilmemelidir.
3. Denge Bacası (Surge Tank)
3.1. Amacı :
Denge bacası, basınçlı boru sistemlerindeki
basınç değişimlerini düzenleyerek cebri boruların en ekonomik
boyutlarda (boy, çap, et kalınlığı) kalmalarını ve iyi bir
regülasyonla türbinlerin düzenli ve verimli çalışmalarını
sağlayan yapıdır. Şu amaçlara hizmet eder:
a) Bir hidroelektrik santralda, türbinlerin
ani kapanması, diğer bir deyimle "yük atması" (elektrik
şebekesindeki bir arızadan veya şebekede yük azalması nedeni)
ile, cebri boru veya tünel içinde hareket halinde olan su
kütlesi aniden yavaşlar. Belirli bir ivmeye sahip bu su kütlesi,
cebri boruların alt uçlarında büyük basınç artışlarına sebep
olur. Buna su darbesi veya su koçu denir (water hammer). Bu
basınç artışı, cebri boru ve tünel içinde basınç dalgaları
halinde membaya doğru yayılır. Denge bacası, bu basınç dalgalarını
kendi serbest su yüzeyinde keserek daha membaya gitmesine
engel olur ve bu suretlede tünelin denge bacasının membaındaki
kısmı, aşırı basınçtan korunmuş olur. Kırılmış basınç dalgalarının
çok az bir kısmı, denge bacasının memba tarafında geçerse
de bunun tünel üzerindeki tesiri çok azdır ve ihmal edilebilir.
b) Eğer santrala basınç düşürücü bir by-pass
sistemi (Pressure relief valve) ilave edilmemişse veya herhangi
bir nedenle bu vana çalışmazsa; denge bacası, cebri borunun
kendisini de kısmen bu aşırı basınçtan korumuş olur. Çünkü,
türbinin ani kapanması ile cebri boruda oluşacak basınç artışı
(water hammer) kapalı sistemin boyu ile de orantılıdır.
c) Denge bacasının
en önemli görevlerinden birisi de, türbinde regülasyonu sağlamaktır.
Türbin çalışmaya başlarken veya çalışırken aniden yük ihtiyacı
artarsa türbinin de fazla suya ihtiyacı artar. Yataya yakın
eğimli tünelin içindeki su kütlesine yeterli ivme sağlanamazsa,
çok eğimli cebri boru ile tünelin birleştiği yerdeki su akımında
bir kesiklik bile olabilir. Bu suretle türbin çalışmaz veya
verimi düşer.
Bir hidroelektrik santraldan en yüksek verimin
sağlanabilmesi için su alma yapısından kuyruk suyuna kadar
suyun geçtiği bütün yolların hidrolik şartlara uygun olarak
ve en az düşü kaybı ile çalışacak şekilde projelendirilmiş
olması yanında, türbinde de çok iyi bir regülasyonun sağlanması
gerekmektedir. Türbinin volan tesiri (flywheel effect) sistemde
dengeleyici bir rol oynarken; kapalı sistemdeki (cebri boru
veya cebri boru+tünel) su sütunu da dengeyi bozucu bir oynar.Türbinde
regülasyona etki eden bu etkenin sağlanması gerekmektedir.
3.2. Denge Bacası Hangi Şartlarda Gereklidir
:
1) "Water hammer"dan ileri gelen
aşırı basınca göre projelendirilecek cebri boru maliyeti;
aşırı basınç azaltılarak projelendirilecek cebri boru maliyeti
ile denge bacası maliyeti toplamından daha büyük oluyorsa
denge bacası yapılmalıdır.
2) Tek ünite tek başına kurulu gücünde çalışırken
türbinin aniden durması (tam yük atması) halinde hesap edilen
hız artımı (speed rise) %45'in altına düşürülemiyorsa denge
bacası yapılmalıdır.
a) Hesaplarda birden fazla ünite aynı cebri
borudan besleniyorsa; hız artımı hesabı her ünite yalnız başına
çalışıyormuş gibi yapılır.
b) Eğer sistemde türbine bağlı, su tasarruflu
tipte bir basınç regülatörü varsa; kritik regülasyon, bu regülatör
çalışmıyorken ve yük artışı olurken meydana gelir. Hız artımı
hesabı bu şartlarda yapılmalıdır.
3.3. Denge Bacasının Yeri :
Denge bacasının yeri mümkün mertebe santrala
yakın olmalıdır. Hatta Denge bacasının yeri, çok az meyilli
olan kuvvet tüneli ile birden dikleşen cebri borunun kesiştiği
kurb civarında olmalıdır. Bu suretle bütün kapalı sistem (Tünel+Cebri
Boru) aşırı basınçtan korunmuş ve tübinde regülasyon daha
iyi sağlanmış olur. Fakat yüksek düşülü santrallarda bu mümkün
değildir. Çünkü çok yüksek bir denge bacası gerektirir. Bu
ise ekonomik bir çözüm olmaz.
Denge bacasının yeri, çok az meyilli olan
kuvvet tüneli ile birden dikleşen cebri borunun kesiştiği
kurb civarında olmalıdır. Denge bacasının üst kotu, çevre
kotundan biraz yukarıda olmalıdır. Bunun ne kadar olacağı
zeminin cinsine ve topoğrafyasına göre belirlenir. Yüksek
kule gibi bir yapının birçok sakıncaları olabilir.
Denge bacası, sağlam bir zemin (kaya) içine
şaft olarak yapılmalıdır. Ekonomik oluyorsa üst yapısı "up
surge" için genişletilebilir veya çelik olarak da yapılabilir.
Yapının yer altındaki kısmının etrafına enjeksiyon ve gerekli
ise ankraj yapılmalıdır. Hesapları, tünel hesapları gibi yapılır.
4. Vanalar ve Vana Odaları
:
Tipleri Ve Fonksiyonları :
Hidroelektrik tesislerde kullanılan vana
tipleri ve fonksiyonları şöyle sıralanabilir:
Vana tipleri; sürgülü vana, kelebek vana,
küresel vana, konik vana ve basınç düşürücü vana olarak sayılabilir.
Yerleri ve fonksiyonları ise:
a) Cebri Boru Emniyet Vanası
Amacı; Cebri boruda arıza, çöküntü veya yarılma,
kayma olursa hız artışı sebebi ile otomatik olarak bu vana
kapanır ve bu suretle cebri boru ve ilgili tesisler daha fazla
zarara girmeden kurtulmuş olurlar.
Yeri; Tünel çıkışına veya cebri boru baş
tarafına konur. Çok az eğimi olan tünelden aniden dikleşen
cebri boruya geçiş bölgesine konulmalıdır. Bu suretle hem
vana daha az basınca göre projelendirilir ve hem de fonksiyonunu
daha iyi yerine getirmiş olur.
Tipi; Genellikle üzerindeki düşü az olduğu
için kelebek vana tipi kullanılır.
Vana Odası : Boyutları, cebri borunun çapına,
içeride bir montaj sahası olup olmayacağına ve personel asansörünün
içeri alınıp alınmayacağına bağlıdır. Vana odasında cebri
boru üzerinde vana, hava bacası (ventili), giriş kapağı bulunur.
Ayrıca hidrolik kaldırma donanımı, panolar, gezer vinç bulunur.
Vana odasının, tam yük ile yüklü bir vasıta girecek genişlikte
kapısı, pencereleri ve tabii havalandırması olmalıdır.
b) Türbin Vanası: Gerektiğinde cebri boruyu
kapayarak türbine su girmesini önlemektir. Türbinin hemen
mansabına konulmalıdır.Kelebek, sürgülü veya küresel vana
tipi olabilir. (Düşü ve debiye bağlı olarak seçim yapılır.)
c) Dipsavak Vanası
Türbin durduğunda, mansaba sulama veya başka
amaç ile su vermek gerekiyorsa veya rezervuar dolusavak eşik
kotu altındaki herhangi bir kota kadar boşaltılacak ise bu
vana kullanılır. Derivasyon tüneli veya santral içinde bir
yer olabilir. Konik vana kullanılır. Bu vananın membaına da
bir adet sürgülü vana konur. (Emniyet vanası)
d) Basınç Düşürücü Vana (Pressure Relieve
Valve)
Yüksek düşülü santrallarda basınç artışı
(water hammer) çok yüksek çıkıyorsa ve bu basınca göre cebri
boru projelendirmek ekonomik olmuyorsa, türbinin hemen yanına
özel bir vana konur ve türbin aniden durunca bu vana çalışır
ve bu suretle basınç dalgalarının (water hammer) cebri boru
içinde yükselmesi önlenerek belrli bir oranda tutulur.
5- Cebri Borular :
Türbin İle tünbinin membaındaki "ilk
açık su yüzeyi" arasındaki basınçlı borulara cebri borular
denir. Sızdırmazlık amacı ile yapılan veya serbest yüzeyli
su taşıyan borulara cebri denmez. "İlk açık su yüzeyi"
baraj, regülatör, yükleme odası veya denge bacasında oluşabilir.
Cebri borunun en büyük özelliği basınçlı olmasındadır. Basınçlı
tüneller veya şaftlar da bu tanımın içine girerler. Cebri
borular, genellikle çelikten yapılır. Bununla beraber iç basınç
fazla değilse veya sızdırmazlık sorun teşkil etmiyorsa, açık
cebri borularda veya tünellerde beton malzeme de kullanılabilir.
Yüksek düşülü hidroelektrik tesislerde maliyetin
büyük bir kısmını cebri borular oluşturur. Onun için ilk etütler
ve kesin proje hesapları çok iyi yapılmalıdır.
Cebri boruların projelendirilmesinde şu işler
yapılır :
Jeolojik Etütler, Güzergah Seçimi Ve Yerleştirilmesi :
Bu bölümle ilgili yapılacak çok iş vardır.
Blhassa jeolojik etütlerin çok iyi yapılması gerekir. Biz
burada, bu etütlerin ilgililer tarafından yapıldığını varsayıyoruz.
Ancak şu hususları tekrar belirtmekte fayda görülüyor. Cebri
boru güzergahı kesinlikle heyelan bölgesinden, yamaç molozu,
kil veya benzeri zayıf zeminlerden geçirilmemelidir. Sağlam
kaya veya benzeri zeminden geçirilmelidir. Genellikle topografyanın
gösterdiği sırtlar sağlam zeminler olabilir. Yüzeyde sağlam
zemin bulunamıyorsa, şaft veya tünel sistemi seçilmelidir.
Güzergah seçimi çok tecrübeli bir jeolog ve mühendisler grubu
tarafından yapılmalıdır. Aksi halde uygulama esnasında çok
büyük sorunlarla karşılaşabilir ve beklenmedik maliyet artışları
olabilir.
Cebri borular en kısa yoldan santrala indirilmelidir.
Cebri boru uzarsa hem maliyeti ve hem de düşü kayıpları artar.
Düşü kaybı ise enerji kaybı demektir. Buna meydan verilmemelidir.
Fazla kurb yapılmadan ve en az kazı yapılacak şekilde güzergah
seçimi yapılmalı, kurb noktaları kaya veya çok sağlam zeminin
oluşturduğu yerlerde seçilmelidir. Keskin kurblarda büyük
mesnet kuvvetlerinin oluşacağı hatırdan çıkarılmamalıdır.
Cebri borular tek veya birkaç tane olabilir. Bu ekonomik hesaplar
neticesinde belirlenir. Her ne kadar, tek cebri boru ekonomik
çıkarsa da büyük çaplı cebri borular seçilirken çok dikkatli
olunmalıdır. Büyük çaplı cebri boruların taşıma ve montaj
güçlüğü olduğu gibi stabilite sorunu da olabilir. Bilhassa
açıkta yapılan cebri borularda bu hususa çok dikkat edilmelidir.
En büyük çaplı açıkta cebri boru Keban ve Atatürk projelerinde
uygulanmıştır.
Tünel kaplaması olarak kullanılan cebri boruların çapı, açıkta
yapılan cebri borulara nazaran biraz daha büyük seçilebilirse
de montaj ve stabilite sorunu yataracağı dikkate alınarak
sakınılmalıdır. Kapulukaya HES enerji tüneli iç çapı 700 cm
olarak uygulanmışsa da montaj esnasında çok güçlük çekilmiştir.
Onun için her türlü husus iyi incelenmelidir.
Soğuk bölgelerde cebri borular kapalı yapılabilir
veya kapalı galeriler içinde götürülebilir .
Cebri boruların güzergah seçimi ve mesnet
kitlelerinin yer tesbiti yapıldıktan sonra, proje detay ve
hesaplarına geçmeden önce mesnet kitlelerinin yerleri araziye
aplike edilerek yerinde görülmesinde büyük fayda vardır. Bu
sonradan çıkabilecek jeolojik ve stabilite sorunlarını başlangıçta
çözümleme bakımından büyük kolaylıklar ve ekonomi sağlayabilir.
Eğer projeci çok tecrübeli değilse bu husus ihmal edilmemelidir.
Cebri Boru Branşmanları : Tünel çıkışında
veya santral binasına girerken türbin vanasının hemen membaında
cebri boruları branşmanlara ayırmak gerekebilir.
iki branşman arasındaki açı 60o ile 90o arasında
olmalıdır. 90o'den büyük olması daha fazla düşü kaybına sebep
olmaktadır. 60o'den küçük olması halinde ise boruların ayrıldığı
noktada ana taşıyıcı mesnet ringleri (ring girder) çok büyük
çıkmakta ve imalatta güçlük çekilmektedir.
Ayrıca daha az düşü kaybı için branşmanlar
silindirik değil; konik olmalı ve koninin kenarları arasındaki
açı (genişleyen tranzisyon için) 10o den küçük olmalıdır.
Kurblarda, kurb yarı çapı, cebri boru çapının 5 katı olmalıdı.
Mecburiyet varsa R³ 3d'de olabilir. Ancak 3£ R/d< 5o arasında
ivmeli hız oluşacağından, titreşim kaçınılmazdır. Kurblar,
tam dairesel değilde parçalar (segment) halinde yapılacaksa
parçalar arasındaki sapma açısı 5 den küçük olmalıdır.
6- Hidroelektrik Santral :
Hidroelektrik santrallar suyun enerjisinden
faydalanarak elektrik üreten yapılardır.
Hidroelektrik santral, suyun potansiyel enerjisinin
mekanik enerjiye ve mekanik enerjinin de elektrik enerjisine
dönüştürüldüğü yerdir.
Hidroelektrik santralarda özellikle bakımından
aşağıdaki tipleştirmeler yapılabilir:
a- Düşülerine Göre:
Orta düşülü santrallar :Düşü 15-50 metre
arasında
Yüksek düşülü santrallar :Düşü 50 metreden büyük
b- Ürettikleri Enerjinin Karakter ve Değerine
Göre:
Baz santrallar :Devamlı olarak enerji üreten santrallar
Pik santrallar :Enerjinin en çok ihtiyaç duyulduğu sürede
çalışan santrallardır.
Alçak düşülü santrallar :Düşü 15 metreden az
c- Kapasitelerine Göre:
Küçük kapasiteli :99 kW'a kadar
Düşük kapasiteli :100-999 kW arası
Orta kapasiteli :1000-9999 kW arası
Yüksek kapasiteli :10 000 kW ve daha fazla
d- Yapılarına Göre:
a) Yeraltı santralı
b) Yarı gömülü ve batık santral
c) Yerüstü santralı
e- Depolama Özelliklerine Göre:
1.Deposuz santrallar:
Bunlar doğrudan doğruya nehir veya kanal
üzerinde kurulmuştur. Su depoları (gölleri) olmadığından akan
suyun enerjisini elektriğe çevirirler. Memleketimizde Erzincan
Girlevik Santralı bu tip santrallara örnek olarak gösterilebilir
a) Nehir santralları
b) Kanal santralları
2. Doğal veya yapay su deposu (gölü)
olan santrallar:
Bu tip santrallarda suyun depolanması esastır.
Genellikle su rejimlerinin düzensiz olduğu akarsularda suyun
depolanması zorunluluk haline gelmekte ve böylece bütün yıl
boyunda düzenli olarak elektrik enerjisi üretilmektedir. Bu
tip santrala örnek Keban Hidroelektrik Santralıdır
a)Baraj santralları
b)Pompaj rezervuarlı santrallar:Bu santrallar, enerjiye ihtiyaç
azaldığı saatlerde şebekeden aldıkları enerji ile pompa olarak
çalışarak su basarlar. Günün enerjiye en çok ihtiyaç olduğu
saatlerde birikmiş suyu türbinleyerek enerji üretirler.
Tipik bir baraj santralına ait yapılar aşağıda
sıralanmıştır.
3-Manyetik Alanın Döndürülme Yöntemlerine
Göre:
Elektrik üretimi genel olarak manyetik alanın
generatör içinde döndürülmesi ile sağlanır. Generatör içindeki
manyetik alanın döndürülme yöntemlerine göre santrallar aşağıdaki
tiplere ayrılabilir:
1. Dizel Santrallar
2. Hidroelektrik Santrallar
3. Termik Santrallar
4. Jeotermal Santrallar
5. Doğalgaz Santralları
6. Nükleer Santrallar
7. Rüzgar Santralları
8. Gel-Git (Med-Cezir) Santralları
9. Güneş Enerjisi İle Çalışan SantrallarDiğer Santrallar (Deniz
suyundaki ısı farkından yararlanan biogaz santralları gibi)
santrallar,
Yer Seçimi :
Santral yer seçimine yeteri kadar önem verilmezse, sonradan
çok sorunlarla karşılaşılabilir ve santral maliyeti hesap
edilenin çok üzerine çıkabilir. Onun için santral yeri, çok
tecrübeli bir jeolog ve mühendisler grubu tarafından seçilmelidir.
Daha sonra da bu yerde sondajlar yaptırılarak yer seçimi kesinleştirilmelidir.
Yer seçiminde şu hususlara dikkat edilmelidir :
a) Detaylı bir jeolojik etüt yapılmalı; heyelan bölgesinden
ve aktif faylardan uzak olmalı; kil, kum, alüvyon, dolgu ve
dere yatağı üzerine oturtulmamalıdır. Santral binası mümkün
olduğunca sağlam kaya üzerine otutulmalıdır. Bunu temin için
gerekiyorsa santral "yarı gömülü" veya "yer
altı" tipte projelendirilebilir.
b) Santral yeri, en kısa cebri boru ile
ve en az düşü kaybı verilerek ulaşılabilecek bir yerde olmalıdır.
Cebri borunun, yataylaştığı alt uçlarda en çok düşü kaybına
sebep olduğu ve boru et kalınlığının maksimuma eriştiği hatırlanmalı
ve bu suretle altlardaki düz kısmın boyu en kısa olacak şekilde
santral dağ tarafa doğru yaklaştırılmalıdır.
c) Santral binası ve ilgili yapıların yerleşebileceği
büyüklükte düzgün bir yer bulunmalı ve yer temini için lüzumsuz
kazıya gimek ihtiyacı doğmamalıdır.
d) Santral binasına en yakın yerde ve yeterli
boyutta bir şalt sahası yeri olmalıdır.
e) Üniteler, montaj sahası ve idari blok ile trafo yeri ve
şalt sahasının mümkün olduğunca bir arada olması gerektiğinden
bu bölümlerin rahatça yerleştirilebileceği büyüklükte bir
ye olmalıdır.
f) Kuyruk suyu kanalı, nehir yatağına uygun
ve ekonomik bir şekilde bağlanabilmelidir.
g) Santral kolay, ekonomik bir ulaşım yolu
yapılabilecek bir yerde olmalıdır.
7- Hes Kuyruk Suyu (Mansap) Tesisleri
:
Kuyruk Suyu Kanalı ve Eşiği :
Boşaltma borusu (draft tube) çıkışı ile kuyruk
suyu kontrol eşiği arasındaki yapıya denir. Genellikle beton
kaplamalı ve tabanı 1/6 eğimli yapılır. Bu kanalın sonunda,
kuyruk suyu seviyesinin belirlenen düzeyde tutulabilmesi için
bir de kontrol eşiği yapılır.
Amacı :
Santral çıkış suyunun boşaldığı nehir yatağı
veya deredeki su seviyesi alçalınca, kuyruk suyu kanalındaki
su seviyesini minimum işletme kotunda tutabilmek için kontrol
eşiği yapılır.
Tabii Kanallarda Su Yüzü Profili :
Hidroelektrik santralın çeşitli debilerdeki
mansap su seviyelerini belirleyebilmek için kuyruk suyu kanalının
bağlandığı nehir veya kanalın su yüzü profilinin (su yüzü
eğrileri) bilinmesi gerekir. Tabii durumdaki nehir veya kanalın
kesitleri ve taban eğimi genellikle muntazam değildir. Böyle
tabii durumdaki bir nehir yatağında su yüzü profili çıkarmak
epeyce bir çalışmayı gerektirir. Bununla ilgili çalışmalar
şöyle sıralanabilir :
a) Hesabı yapılacak olan nehir veya çay yatağı
ile ilgili akım kayıtları temin edilir (Hidrolojik data)
b) Santralın oturacağı yerin ve mansabındaki
nehir veya derenin haritası temin edilir (Topografik data).
Mansaptaki kritik kesitler bu harita içinde olmalıdır.
c) Arazide, santral kuyruk suyu kanaının
oturacağı yerden mansaba doğru belirli aralıklarla en az 5
adet nehir en kesiti çıkartılır. Nehir yatağı ve taban eğimi
oldukça muntazam gözüküyorsa bu aralıklar 100-200 m olabilir.
Eğer çok gayri muntazam ve kesin dönüşler yapıyorsa 50-100
m olmalıdır. Aralıkların eşit olması gerekmez. Kesitler, en
kesitin daraldığı veya kesin dönüşlerin olduğu yerlerden alınmalıdır.
(Adı geçen en kesitler alınırken nehirin o andaki debisi ölçüm
istasyonundan alınır ve en kesitlerin alındığı yerlerdeki
su yüzü kotları okunabilirse; su yüzü hesaplarını ve nehir
taban eğimini kontrol etmede çok faydalı olabilir). En kesitlerin
iki sahildeki başlangıç noktalarının koordinatları da harita
üzerine işlenmelidir.
d) Nehir yatağının pürüzlük katsayısı
n, arazi incelenerek ve literatürde verilen tanımlara bakılarak
belirlenmeldir. Bununla beraber, her en kesitinin altına yatak
durumunu belirleyici görüşler ayrıntılı olarak yazılmalıdır.

|