|
HİDROELEKTRİK ENERJİ PROJELERİNİN ÇEVRE
BOYUTU VE ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ (ÇED)

1.
Genel
1.1 Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği
Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliğinin
EK I bölümünde Nehir tipi santrallar için "Kurulu gücü
50 MW ve üzeri olan nehir tipi santrallar" için Çevresel
Etki Değerlendirme (ÇED) Raporunun Kurulu gücü 10 MW ve üzeri
olan nehir tipi santrallar için ise "Seçme Eleme Kriterleri"
uygulanacağı belirtilmekte ve sonraki bölümlerde ilgili rapor
formatları ÇED
Yönetmeliğinde verilmektedir. Depolamalı tesisleri için
ise "Su depolama tesisleri (Göl hacmi100 milyon m3
ve üzeri veya göl alanı 15 km2 ve üzeri barajlar)" için
Çevresel Etki Değerlendirme Raporunun, Su depolama tesisleri
(Göl hacmi 10 milyon m3' ve üzeri veya göl alanı 1 km2 yi
aşan baraj veya göletler) için "Seçme Eleme Kriterleri"
uygulanmaktadır. Ek 1 de yeralan akarsu havzaları arasında
su aktarma projeleri için ise " Boru ile içme suyu taşımaları
dışında kalan büyük su aktarma projeleri:
a) Olası su sıkıntısını önlemek amacı ile akarsu havzaları
arasında, 100 milyon m3/yıl ve üzeri su aktarma projeleri,
b) (a) bendi dışında uzun dönemli yıllık ortalama akışı 2
milyar m3 ü aşan bir akarsu havzasından sözkonusu akışın %
5'i ve üzeri miktarda su aktarma projeleri," nde ÇED;
EK1 de yeralmayan aktarma projeleri için "Seçme Eleme
Kriterleri" uygulanmaktadır. Buradan da anlaşılacağı
üzere nehir tipi santralların çevre boyutu kurulu güçlerine
göre, barajlı tesislerin çevre boyutu ise depolama hacmi ve
göl alanlarına göre değelendirilmektedir.
10 MW altında kurulu güce sahip nehir
tipi santralların çevresel etkileri bulundukları yöre esas
alınarak değerlendirilmelidir. Ülkemiz mevzuatınca korunan
ve ülkemizin taraf olduğu anlaşma sözleşmeler kapsamında korunan
alanlarda planlanan projeler için mevzuatı yürüten kurum ve
kuruluşlardan güncel görüş alınarak formülasyonun oluşturulması
ve etkilerin öngörülmesi hem ülke hem yatırımcı açısından
faydalıdır.
1.2 Hidroelektrik Enerji Üretimi
Ve Çevre Boyutu
Hidroelektrik enerji üretiminin doğal , tarihi ve kültürel
varlıklar ve sosyo-ekonomik çevre üzerinde boyutları projeden
projeye değişen etkileri mevcuttur. Barajlı projelerde etki
çoğunlukla su altında kalan taşınmazlar ve yöre halkının yeniden
iskanı, orman varlığının taşınması, nadir ve nesli tehlikedeki
bitki ve hayvan türleri konularında ortaya çıkmaktadır. Buna
ek olarak, tesislerin yer seçiminde titiz davranılmaması çevresel
açıdan hassas yörelerde bir çok projenin iptalini gündeme
getirebilmektedir. Ayrıca karşılaşılan en büyük sorunlardan
biride uzun tünel alternatifleri ve baraj yapısından santrale
kadar olan nehir kesitine yeterli miktarda su bırakılmamasıdır.
Çevresel Etki Değerlendirme Çalışması önerilen tesisin ve
formülasyonun proje yöresindeki çevre ve sosyal yapı üzerindeki
etkilerini ortaya koyan ve etkileri minimuma indirgemeyi hedefleyen
teknik bir çalışmadır. Mevcut çevresel ve sosyo-ekonomik özelliklerin
proje alanındaki verileri içeren literatür çalışmaları, anketler,
sahaya ait örnekleme ve analiz çalışmaları, sahada yapılan
gözlemler ve sahaya ait görsel materyalle desteklenerek ÇED
Bölümü içinde yeralması gerekmektedir. Bu çalışmada proje
formülasyonu oluşturulurken proje yöresindeki doal ve sosyal
çevre unsurlarının doğru tanımlanması ve proje ekibine iletilerek
çevresel etkilerin azaltılması için önlem alınması esastır.
Bu baz çalışmayı müteakip alınan önlemlerin maliyetleri çevresel
fayda maliyet hesabında kullanılmak üzere hesaplanabilir ya
da kabul edilebilir maktu değerler olarak alınabilir.
2.
EİE'nin ÇED Yaklaşımı
Proje alanında barajın gelecekteki durumunu tahmin etmeye
yarayan çevresel su parametreleri ölçülmekte, sosyo-ekonomik
anket düzenlenmekte ve en güncel veriler ile yöredeki etkinin
belirlenmesine çalışılmaktadır. Daha sonra, fizibilite çalışmasının
optimizasyon kısmına geçilmeden, akışaşağı su kullanım şekline
ve doğal akımlara bakılarak ekolojik denge debisi (EDD) hesaplanmaktadır.
Bu durumda projeden elde edilecek enerji faydası bir miktar
düşmekteyse de akışaşağı doğal ortam korunmuş olmaktadır.
Buna ek olarak, malzeme sahaları ve atık malzeme alanları
gözden geçirilmekte, proje alanına yakın olsa bile önemli
sosyo-ekonomik problemler doğurabilecek alanlardan kaçınılmaktadır.
2.1 ÇED Prosedürü
Halen yürütülmekte olan barajlı ve nehir tipi HES'lar için
fizibilite aşamasında ÇED çalışması yapılmaktadır. Bu çalışmada
doğal ve sosyo-ekonomik çevre üzerindeki tahribatı en aza
indirecek tedbirler alınmaktadır.
Hidroelektrik santralların etkileri iki aşamada gözlenir:
İnşaat safhasında özellikle büyük baraj ve rezervuarlı
projelerde sosyal ve doğal çevre önemli boyutlarda etkilenmektedir.
İşletme aşamasında ise akışaaşağı
bırakılacak su miktarının ayarlanması ve projede belirtilen
seviyede tutulması akışaşağı ekolojik denge üzerinde büyük
ölçüde söz sahibi olmaktadır.
EİE'nin ÇED prosedürü aşağıdaki gibidir:
" Fizibilite raporunda öngörülen tesisler
nedeniyle (baraj yapısı, tünel, göl alanı, cebri boru, santral
yapısı, site, malzeme sahaları vb.) doğal çevre parametrelerinin
etkilenme boyutu ön büro çalışmaları ile tahmin edilmektedir.
1/25 000'lik topoğrafik ve toprak yapısıı haritalarından yörenin
arazi varlığı bilgileri elde edilmektedir. DİE yayınlarından
ve internetteki proje yöresine ait bazı kaynaklardan faydalanılarak
yörenin sosyo-ekonomik profili çıkarılmaktadır (nüfüs, tarım,
hayvancılık, yöresel ekonomik göstergeler, doğum-ölüm oranları,
işsizlik ve istihdam durumu, okuma-yazma ve eğitim tesisleri
durumu , sağlık hizmetleri altyapısı vb.) Buna ek olarak,
muhtelif mevzuat çerçevesinde proje yöresinde bulunan Milli
Parklar, ÖÇKB (Özel Çevre Koruma Bölgesi), sit alanları, yeraltı
zenginliklerinin olduğu bölgeler, endemik bitki ve hayvan
türlerinin bulunması muhtemel olan yerler hakkında güncel
veriler toplanmaktadır.
" EİE ye ait Kamulaştrma ve Proje Hidrolojisi
raporlarından yöreye ait meteorolojik (bağıl nem, rüzgar,
sıcaklık, yağış, vb) ve kamulaştırma (kotlara göre net gelir
kaybı kamulaştırılan toprakların özellikleri) verileri elde
edilir.
" Ön büro çalışmalarını takiben arazi
çalışmaları sırasında planlanan barajın yörenin su kaynakları
üzerindeki etkilerini, üst havzanın baraj gölü üzerinde yapabileceği
değişimleri önceden tahmin etmek ve baraj gölünün çeşitli
kullanımlar için gerekli çevresel su kalitesini belirlemek
için biyo-kimyasal analiz çalışmaları, JICA tarafından hibe
edilen çevresel analiz cihazlarının bulunduğu Gezici Laboratuvarımızda
yapılmaktadır.
" Arazi çalışmalarında ayrıca sosyo-ekonomik
anketlerle yöre halkına ve yöreye ait en güncel veriler belirlenmektedir.
Yöredeki resmi kurum ve kuruluşlardan proje alanına ait merkezden
ulaşılamayan veriler temin edilmektedir.
" Daha sonra, fizibilite çalışmasının
optimizasyon kısmına geçilmeden akışaşağı su kullanım şekline
bakarak ekolojik denge debisi için akımlar gözden geçirilmektedir.
Projeden elde edilecek enerji faydası bir miktar düşmekteyse
de akışaşağ doğal ortam, bırakılan bu su ile korunmakta ve
balık göçü durumunda göç yolu kesilmemektedir.
" Malzeme sahaları ve atık malzeme alanları
gözden geçirilmekte, proje alanına yakın olsa bile önemli
problemler doğurabilecek alanlardan kaçınılması temin edilmektedir.
" Bütün veriler, sonuçlar ve proje alternatifleri
ile balık geçidi gibi yapılar kullanılmış ise bunların maliyetleri
proje raporu içinde "Çevre Alternatifi" olarak toplanmaktadır.
2.2 Proje Yeri Seçimi
Koruma alanlarına ilişkin güncel verilerin
ve koruma/kullanma statülerinin proje çalışmaları öncesinde
proje ekibi tarafından belirlenmesi, ülke kaynaklarının rasyonel
kullanımı açısından önemlidir. Alınacak önlemler projelendirmenin
ilk aşamasında belli olduğunda ülke kaynakları akılcı kullanılmış
olmaktadır.
Yer Seçimi ve Projelendirmede Dikkat Edilecek Hususlar:
Milli
Parklar Pafta Listesi
Tabiat Koruma
Alanları Pafta Listesi
Tabiat Anıtları
Pafta Listesi
Tabiat Parkları
Pafta Listesi
Diğer alanlar için:
Çevre
ve Orman Bakanlığı
Kültür
ve Turizm Bakanlığı
Ülkemiz Mevzuatı Uyarınca Korunması
Gerekli Alanlar:
2873 sayılı Milli Parklar Kanununun 2. Maddesinde
tanımlanan ve bu Kanunun 3. Maddesi uyarınca belirlenen Milli
Parklar, Tabiat Parkları, Tabiat Koruma Alanları, Tabiat Anıtları
3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunu uyarınca
Çevre ve Orman Bakanlığınca belirlenen Yaban Hayatı Koruma
Sahaları ve Yaban Hayvanı Yerleştirme Alanları
2863 Sayılı Kültür ve tabiat varlıklarını
koruma Kanunun 2. Maddesi uyarınca Kültür varlıkları, Tabiat
Varlıkları, Sit ve Koruma Alanları ve tescilli alanlar
1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında olan su ürünleri
istihsal ve üreme sahaları
2872 sayılı Çevre Kanunun 9. Maddesi uyarınca
Bakanlar Kurulu tarafından ÖÇKB (Özel Çevre Koruma Bölgeleri)
olarak tesbit ve ilan edilen alanlar
6831 Sayılı Orman Kanunu gereğince orman
alanı sayılan yerler
3573 sayılı zeytinciliğin ıslahı ve yabanilerinin
aşılattırılması hakkında kanunda belirtilen yerler
4342 sayılı Mera Kanununda belirtilen alanlar
30.01.2002 tarihli ve 24656 Sayılı RG de
yayımlanan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinde belirtilen
alanlar
Ülkemizin Taraf Olduğu Uluslararası Anlaşmalar Gereğince Korunması
Gerekli Alanlar:
Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını
Koruma Sözleımesi (BERN Sözleşmesi) uyarınca koruma altına
alınan alanlardan önemli deniz kaplumbağası üreme alanlarında
belirtilen birinci ve ikinci koruma bölgeleri, Akdeniz foku
yaşama ve üreme alanları
Akdeniz'in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi
(Barcelona Sözleşmesi) uyarınca koruma altına alnan alanlar
Akdeniz'de Özel Koruma Alanlarına ilişkin
protokol gereği ülkemizde Özel Koruma Alanı olarak belirlenmiş
alanlar
BM Çevre programı tarafından yayınlanmış
olan Akdeniz'de Ortak Öneme Sahip 100 Kıyısal Tarihi Sit listesinde
yer alan alanlar
Akdeniz'e has nesli tehlikede olan deniz
türlerinin yaşama ve beslenme ortamı olan kıyısal alanlar
Dünya Kültür ve Tabiat Mirasının Korunması
Sözleşmesinin birinci ve ikinci maddeleri gereğince Kültür
Bakanlığı tarafından kültürel miras ve doğal miras statüsü
ile koruma altına alınan alanlar
Ramsar Sözleşmesi uyarınca koruma altına
alınmış uluslararası öneme sahip sulak alanlar
Korunması Gereken Alanlar:
Onaylı Çevre Düzeni Planlarında mevcut özellikleri
korunacak alan olarak tesbit edilen ve yapılanma yasağı getirilen
alanlar (Biyogenetik Rezerv Alanları, Jeotermal Alanlar)
Tarım alanları; arazi kullanma kabiliyet
sınıfları I, II, III ve IV olan alanlar ve özel mahsul plantasyon
alanlarının tamamı
Sulak Alanlar
Göller, akarsular, yeraltısuyu işletme sahaları
Bilimsel araıtırmalar için önem taşıyan ve/veya
nesli tehlikeye düımüı veya düıebilir türler ve ülkemiz için
ENDEMİK olan türlerin yaşama ortamı olan alanlar, biyosfer
rezervi, biyotoplar, biyogenetik rezerv alanları, benzersiz
özellikteki JEOLOJİK ve JEOMORFOLOJİK OLULUMLARIN bulunduğu
alanlar
3. 4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu
Çerçevesinde Başvurulan Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisleri
ve Çevre Boyutu
4628 sayılı Kanun çerçevesinde 26.06.2003 tarih ve 25150 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Elektrik
Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım
Hakkı Anlaşması imzalanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik" hükümlerine göre ve Yönetmeliğin Ek-3 formatında
belirtilen "Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisleri Fizibilite
Raporunda Yer Alacak Ana Başlıklar" kapsamında değerlendirilen
"BÖLÜM 7. ÇEVRESEL ETKİLER" ; 7.1. Mevcut şartlardaki
çevrenin özellikleri ile 7.2. Projenin çevresel etkileri ve
alınacak tedbirler alt başlıklarını içermektedir.
Bu bölümde; su altında kalan nüfus,
su altındaki arazi ve kamulaştırma, su altındaki bitki örtüsü,
su altındaki toprak yapısı, su altındaki tarihi yapı, koruma
alanı, doğal,tarihi ve arkeolojik sit alanı v.s., malzeme
sahalarındaki nüfus, malzeme sahalarındaki arazi ve kamulaştırma,
malzeme sahalarındaki bitki örtüsü olmalıdır, malzeme sahalarındaki
koruma alanları, tarihi yapı, doğal,tarihi ve arkeolojik sit
alanı, mesire yeri v.b. yerler, uzun enerji tünelli projelerde
bent ve santral yeri arasında sulama hariç ekolojik amaçlı
su bırakılması, bu su miktarının işletme çalışmalarında ele
alınıp alınmadığı hususlarına yer verilmesi projenin çevresel
etkilerinin zamanında dikkate alınması ve azaltılmasına yönelik
teknik tedbirlerin öngörülmesine imkan tanımaktadır.
Çevresel etkilerin yukarıda adı geçen iki alt başlık halinde
belirlenmesi ve gerekli önlemlerin dikkate alınması bu tesislerden
üretilmesi planlanan elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli,
düşük maliyetli olduğu kadar çevreye uyumlu bir şekilde tüketicinin
kullanımına sunulmasını sağlayacaktır.
|