ENERJİ ve TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI
ELEKTRİK İŞLERİ ETÜT İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
ENERJİ TASARRUFU KOORDİNASYON KURULU ve
ULUSAL ENERJİ TASARRUFU MERKEZİ
22. ENERJİ TASARRUFU HAFTASI ETKİNLİKLERİ
23 - 24 OCAK 2003
Arş. Gör. Gülsu ULUKAVAK
Gazi Üniversitesi Mimarlık-Mühendislik Fakültesi,
Mimarlık Bölümü, Ankara, TURKIYE.
gulsu@mmf.gazi.edu.tr

ANKARA'DA BİR BANKA BİNASININ SİMÜLASYON PROGRAMI İLE ENERJİ PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ
ÖZET:

Bu bildiri, Prof. Dr. Gönül Utkutuğ'un "Enerji Etkin Tasarımda Yazılım Teknolojileri: Bina Enerji Simülasyon Programları" başlıklı bildirisi ile kavramsal yaklaşım/ilgili uygulama örneği şeklinde birbirini tamamlamaktadır. Simülasyonla yürütülen bu araştırmanın temel amacı, geleneksel tasarım sürecinin sezgisel yaklaşımlarına göre, yazılım teknolojisinin daha hassas ve bilimsel değerlendirme olanağı taşıdığını göstermektir.

Örnek çalışma için, Ankara'dan bir banka binası seçilerek, Power-DOE enerji simülasyon programı ile binanın enerji performans analizleri yapılmıştır. Araştırma,
· Örnek ofis binasının modellenerek, enerji performansının değerlendirilmesi ve analiz sonuçlarının karşılaştırmalı değerlendirme tabanı olarak kullanılması,
· Aktif ve pasif parametrelere dayalı alternatif modellerin oluşturulması, yükler ve toplam enerji tüketimlerinin azaltılması bağlamında taban değerlerle karşılaştırılması,
· Pasif ve aktif parametreleri maksimum enerji tasarrufu sağlayacak şekilde entegre eden, en etkin modelin belirlenmesine yönelik bir yöntemle yürütülmüştür.

Binanın, 2001 yılı sonlarında bitirilmiş ve enerji tasarrufuna yönelik değerlendirilebilecek pasif/aktif olanaklar çok sınırlanmış olmasına rağmen, yıllık enerji harcamalarından %31.4 oranında tasarruf sağlanması, bu tür değerlendirme çalışmalarının ülkemiz açısından büyük önem taşıdığını göstermektedir.

ABSTRACT:

This presentation is prepared in combination with Prof. Dr. Gönül Utkutuğ's "Software Technologies in Energy Efficient Design: Building Energy Simulation Programs" integrating the conceptual approach with the related case study. The major aim of the research is to emphasize the power and potential of software technologies based on scientific evaluations in energy focused design when compared with intuitive approaches of traditional design.

For this study, an office building in Ankara is selected as a case study and analyzed with Power-DOE. The objectives in the case study are:
· to model and to evaluate the energy performance of the office building and to use these results of analysis as a comparative evaluation base,
· to generate alternative models with passive and active parameters and to compare with the base values in order to reduce the major loads and total energy consumption,
· to find out the most efficient model which integrates the passive and active parameters for maximum energy saving.

Although the building was completed at the end of 2001 and the passive and active parameters available for energy saving were limited, 31.4% energy saving in total annual energy cost was succeeded. This result reveals the great potential of these types of analysis and evaluation studies.

1. GİRİŞ:

Bina enerji performansı ile ilgili çalışmalarda, iklimsel koşullar, ısı transfer mekanizmaları, insan davranışları, yük hesapları, sistem tasarımı ve enerji tahmini gibi, oldukça karmaşık problemler bir araya gelmektedir. Bu problemlerin basit ve kesin bir cevabı yoktur ve bir analiz gerçekleştirmek, bunların birbirleri ile ilişkilerini, kısıtlarını ve etkilerini açıkça anlamış olmayı gerektirmektedir (1; 2).

Bu noktada, enerji simülasyon programları, binaların enerji performans analizinde, enerji etkinliğine yönelik doğru tasarım kararları almak için kullanılan en güvenilir yollardan biri olarak görülmektedir. Özellikle gelişmiş ülkelerde, hemen hemen tüm disiplinler arası tasarım ekiplerince, tasarımın ilk adımından itibaren, farklı detay düzeylerine sahip bir dizi simülasyon programı kullanılmaktadır.

Bu örnekleme çalışması ile, Prof. Dr. Gönül Utkutuğ'un "Enerji Etkin Tasarımda Yazılım Teknolojileri: Bina Enerji Simülasyon Programları" başlıklı bildirisinde vurguladığı hedefler doğrultusunda, enerji etkin tasarımın, enerji tasarrufu açısından taşıdığı potansiyele dikkati çekmek ve bina enerji simülasyon programlarının bu alandaki yarar ve önemini vurgulamak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda;

· binanın modellenmesi, enerji performansının değerlendirilerek, analiz sonuçları ile daha sonra yapılacak karşılaştırmalı değerlendirme çalışmaları için taban oluşturması,

· pasif ve aktif parametrelere dayalı modeller oluşturulması, bu modellerin bina ısıtma-soğutma yüklerini ve yıllık enerji tüketimini azaltmaya yönelik olarak kendi aralarında ve taban analiz değerleri ile karşılaştırılması

· maksimum enerji tasarrufu sağlayacak pasif ve aktif parametreleri entegre eden modelin saptanması hedeflenmiştir.

Örnekleme çalışması; önerilen parametrelere dayalı oluşturulan modellerin simülasyonlar sonucu elde edilen performanslarının karşılaştırmalı değerlendirmesini yapabilecek ve alternatif parametreler arasında binanın enerji performansına en olumlu etkiye sahip parametreleri saptayıp taban modele entegre edebilecek, adım adım iyileştirmeye dayalı bir şekilde yapılandırılmıştır.

Bu araştırmada enerji analizleri için kullanılan Power-DOE programı ile, 43 farklı modelin simülasyonu yapılarak çok daha detaylı incelenmiş ise de burada sadece sonuca ulaşmak açısından önem taşıyan anahtar parametrelere ve bunlarla oluşturulan anahtar modellere yer verilmektedir (3).

Çalışmada ele alınan ofis binasının 2001 yılı sonlarında bitirilmiş olması nedeni ile enerji tasarrufuna yönelik değerlendirilebilecek pasif ve aktif anlamdaki olanaklar sınırlıdır. Bu nedenle; bina sistemlerinin yeniden tasarlanması ve kurulumunun olanaksız olduğu alanlara ilişkin parametreler elenmiş olup, sadece göreli olarak minimum müdahale ve maliyet taşıyan değişiklikler ele alınmıştır.

2. ÖRNEKLEME ÇALIŞMASI: POWER-DOE İLE OFİS BİNASININ ENERJİ PERFORMANSININ İYİLEŞTİRİLMESİ

2.1. Binanın Kısa Tanıtımı: Örnek olarak ele alınan ofis binası, dört katlı ve ilave üç bodrum katı bulunan bir ofis binasıdır. Genel olarak, açık ofis düzeninde tasarlanmış olan katlara, her katta yer alan WC, merdiven, çay ocağı, vb. hacimleri içeren servis birimleri hizmet etmektedir. Bodrumda yer alan 16 araçlık otopark, sığınak ve ısı santrali ile bina, işlev olarak standart bir banka düzeninde kurgulanmıştır.

Binanın bodrum hariç her katta yer alan açık ofis mekanlarının kabuğunda, kuzeybatı ve güneybatıya bakan cephelerde çift kabuk sistemi uygulanmış, bunun dışında kalan bölümlerde ise, dışarıdan granit giydirilmiş, gazbeton dolgu duvar tercih edilmiştir. Çift kabuk sisteminde, dış kabuk renkli lamine cam kullanılan giydirme cephe olup, iç kabuk ile arasında 45cm hava boşluğu bırakılmıştır. İç kabuk pencereleri ve çatı ışıklıklarında alüminyum doğramalı iki tabakalı cam (dışta renkli cam, içte şeffaf cam) kullanılmış olup; opak bileşenler, trespa ile kaplanmış yalıtımlı hafif konstrüksiyondur. Bina kabuğunun diğer bölümlerinde, daha önce de belirtilen granit giydirmeli, gazbeton dolgu duvar ve alüminyum doğramalı çift tabakalı normal cam ile oluşturulan pencereler yer almaktadır. Çatı, dışarıdan ısı yalıtımı ile ters çatı sisteminde tasarlanmıştır. Yönetim birimlerinin de bulunduğu en üst katta, açık ofis üzerinde metal konstrüksiyonlu bir ışıklık yer almaktadır.

Binaya ait tesisat merkezi, yapının 2. bodrum katında yer almaktadır Binada kullanılan iki borulu fan-coil sisteminin sulu dolanım devresi hem sıcak su boyleri hem hava soğutmalı çiller ve pompalarını içermektedir. Bu dolanım devresi iki borulu fan-coillerin ya ısıtılması ya soğutulmasına hizmet etmektedir. Isıtma sistemi boylerinin yakıtı doğalgaz olup, bunun dışında tüm mekanik sistemler ve yapay aydınlatma ise, elektrik enerjisine dayalıdır.

2.2. Mevcut Projenin Analizi (PRJ): Projesindeki tasarım kararları ve uygulama detaylarından elde edilen veriler, mimar, tesisat mühendisi ve HVAC sistemlerini kuran firma yetkililerinden alınan gerekli bilgiler ile desteklenerek, Power-DOE programı yardımı ile banka binası modellenmiş ve enerji performans analizleri yapılmıştır. Binanın;

· yıllık toplam ısıtma yükü -223.1Mbtu,
· yıllık toplam soğutma yükü ise 721.3Mbtu'dur. (Şekil.1)



Şekil 1. Ofis binası toplam ısıtma ve soğutma duyulur yükleri
Yıllık elektrik ve doğal gaz tüketimi değerleri, Şekil.2'de verilmiştir. Buna göre binanın;

· yıllık toplam elektrik enerjisi tüketimi 1017MWh olup, bunun 182MWh'u yapay aydınlatmaya aittir.

· Yıllık doğalgaz tüketimi 23116 therms (70625 m3) olup, yalnız ısıtma için boylerde kullanılmaktadır.

Bu enerji analizinin (PRJ) sonuçları, daha sonraki aşamalarda enerji tasarrufuna yönelik geliştirilen diğer modellerin enerji analizleri için karşılaştırma tabanı oluşturmaktadır.


Şekil 2. Ofis binası yıllık elektrik ve doğal gaz enerjisi tüketimi
2.3. Pasif Parametrelere Dayalı Modellerin Değerlendirilmesi: PRJ modeli sonuçları değerlendirildiğinde, öncelikli hedefin soğutma yükü ile buna bağlı enerji tüketimini ve yapay aydınlatmanın enerji tüketimi içindeki payını düşürmeye çalışmak olması gerektiği görülmüştür. Bu nedenle aşağıda belirtilen pasif parametrelerden yararlanılarak pasif modeller oluşturulacaktır:

· en uygun güneş kontrol camının seçilmesi,

· camlarındaki güneşin kontrolünü sağlayacak güneş kontrol/gölgeleme sisteminden yararlanılması,

· gün ışığı ile yapay aydınlatmanın optimizasyonu (yapay aydınlatmayı minimize edecek şekilde doğal aydınlatmanın zenginleştirilmesi).

2.3.1. Güneş Kontrol Camlarının Seçimine Yönelik Pasif Modeller: Kuzeybatı ve güneybatı cephesinde kullanılan çift kabuk sisteminde, iki kabuk arasında yer alan 45 cm.lik havalandırma boşluğunun varoluş nedeni, çatı kotundaki ventler (havalandırma açıklıkları) ve iç kabuk üzerindeki pencereleri birbirine bağlayarak, baca etkisi ile iç mekanların doğal havalandırma ve serinletilmesinin sağlanmasıdır (aynı zamanda gürültü denetimi). Çatı parapetindeki ventler ofis binası yetkililerinin kararı ile kapatılmış ve bu cepheden havalandırma engellenmiştir. Bu durumda batıya bakan bu cepheden güneş ısı kazançlarının denetimi gerektiğinden de fazla önem kazanmıştır. Bu nedenle kabuk performansı üzerinde yoğunlaşılmış; güneş kontrolü açısından uygun cam tipleri içinden, üç farklı cam tipi denenmiştir (4).

Denenen cam tipleri ile oluşturulan modeller;

· iki katmanlı şeffaf cam arasında ısı aynası kullanılan model (PRJ+ısıaynası),

· dışta seçici geçirgen, içte şeffaf camdan oluşan iki katmanlı cam kullanılan model (PRJ+seçgeç),

· dışta seçici geçirgen içte Low-E kaplamalı camdan oluşan iki katmanlı cam kullanılan model (PRJ+sg+lowe)

Analizler sonucu en iyi performansı veren model olarak, PRJ+sg+lowe seçilmiştir (Tablo.1).


Tablo 1.Üç farklı cam tipi ile elde edilen modellerin, yıllık ısıtma ve soğutma yükleri

PRJ+sg+lowe modeli banka binası (PRJ) ile karşılaştırılırsa;

· yıllık toplam ısıtma yükünün -223.1Mbtu'dan -186.4Mbtu'ya,

· yıllık toplam soğutma yükünün ise 721.3 Mbtu'dan 671.5Mbtu'ya
düştüğü görülmektedir. Soğutma yükündeki azalma %7'dır.

2.3.2. Güneş Kontrol/Gölgeleme Mekanizması Kullanmaya Dayalı Model: Seçilen cam tipi, ne kadar etkin olursa olsun, ofis binasının özellikle batıya bakan cephesi için, yaz döneminde camın dış yüzeyinde güneş kontrolünün gerekli olduğu düşünülmüş ve ayarlanabilir kanatlara sahip güneş kontrol sistemi içeren bir model de simülasyona alınmıştır (PRJ+sg+lowe+günkont).

Cam tipi değişimi ve güneş kontrolü uygulanması ile oluşturulan, PRJ+sg+lowe+günkont modeli ofis binası (PRJ) ile karşılaştırıldığında;
· yıllık toplam ısıtma yükünün 223.1 MBtu'dan, 189.1 MBtu'ya,
· yıllık toplam soğutma yükü 721.3 MBtu'dan, 607.8 MBtu'ya
düştüğü görülmektedir. Soğutma yükündeki azalma %15.7'dir (Tablo.2).

2.3.3. Günışığı (Doğal Aydınlatma) ile Yapay Aydınlatmanın Optimizasyonuna Dayalı Model: Örnek ofis binasının, içsel ısı kazancı yüksek bir bina olması nedeniyle, bu kazancı oluşturan bileşenlerin minimumda tutulması gereklidir. Özellikle kullanıcı yoğunluğu ve ekipman yükünü bir banka binasında minimize etmeye çalışmak olanaklı değildir. Ancak, içsel kazançların yükselmesinde ve yıllık enerji tüketiminde en önemli bileşenlerden biri olan yapay aydınlatmanın, yeterince iyi denetlenemediği düşünülerek, özellikle yazın güneşten ısı kazancını artırmadan doğal aydınlatmayı zenginleştirecek ve yapay aydınlatma gereğini azaltacak bir yaklaşım olarak gün ışığı denetimi içeren modeller oluşturulmuştur.

Uygulanan gün ışığı denetimi, müşteri zonlarına yerleştirilen aydınlık düzeyi algılayıcılarından oluşmaktadır. Bu algılayıcılar yardımı ile yapay aydınlatma, ancak mekandaki doğal aydınlatma düzeyi istenen minimum düzeyin (min. 0.2) altına düştüğünde, otomatik olarak devreye girebilecektir. Gün ışığı denetimi önce tek başına (PRJ+sg+lowe+günışığı) daha sonra güneş kontrolü ile beraber modellenerek (PRJ+sg+lowe+günkont+günışığı) analiz edilmiştir (Tablo.2).

Birinci Adımın Değerlendirilmesi:Tablo.2'den takip edilebileceği gibi, her yeni model ile soğutma yükü 721.3 Mbtu'dan, düzenli olarak 497.4 Mbtu'ya düşerken, ısıtma yükünün hafifçe dalgalandığı görülmektedir. Bunun nedeni, seçilen güneş kontrol camları olumlu etki yaparken, gün ışığı kontrolü ısıtma yükünü biraz artırmaktadır. Banka binası (PRJ) analiz sonuçlarına göre, PRJ+sg+lowe+günkont+günışığı modeli ile, soğutma yükünde %31.1 oranında bir azalma görülürken, yapay aydınlatma için harcanan yıllık enerji miktarı da 182MWh'den, 146MWh'e düşmüş olup, elde edilen enerji tasarrufu %19.7'dir (Tablo.3).


Tablo 2. Güneş kontrolü ve gün ışığı denetimi ile elde edilen modellerin yıllık ısıtma, soğutma yükleri

Tablo 3. Yapay aydınlatmanın yıllık elektrik enerjisi tüketimi
Pasif modellerin tümü bağlamında ve ofis binası taban sonuçları ile yapılan karşılaştırmalı değerlendirmeler PRJ+sg+lowe+günkont+günışığı modelinin ısıtma ve soğutma yüklerini en iyi optimize eden model olduğunu göstermiştir.

Bu model bundan sonraki aşamalarda, aktif parametrelerle entegre edilerek araştırılacak, daha da geliştirilmeye çalışılacaktır.

2.4. Aktif Parametrelerin Seçilen Pasif Modele Entegre Edilmesine Dayalı Oluşturulan Modellerin Değerlendirilmesi: Enerji etkinliğini sağlamaya yönelik göz önünde bulundurulan pasif parametreler, bina yüklerini azaltmak açısından etkin sonuçlara ulaşmayı sağlıyorsa da, eğer bu yüklerle çakışacak doğru sistemin seçimi, uygun sistem kapasitesinin belirlenmesi, enerji etkin dağıtım sistemleri ve işletimi ile desteklenmezse, binanın enerji performansını iyileştirmeye yönelik çabalar yetersiz kalacaktır.

Bu çalışmada, inşaatı tamamlanmış bir bina için, pasif model ile azaltılan yüklere uygun olarak HVAC sisteminin yeniden tasarlanamaması nedeniyle, enerji tasarrufu olumsuz etkilemekte ise de; sadece HVAC dağıtım sistemlerinde ve işletim zaman cetvellerinde (time schedule) yapılan değişik uygulamalarla bile enerji tasarrufu sağlanabileceği görülmüştür.

Pasif kriterler ile oluşturulan tüm modeller içinden ısıtma-soğutma-aydınlatma yükü açısından en iyi çözümü veren PRJ+sg+lowe+günkont+günışığı modeli üç farklı aktif kriter ile modellenmiştir .

2.4.1.
HVAC İşletiminde Zaman Cetvelinin Değiştirilmesine Dayalı Model (PRJ+sg+lowe+günkont+günışığı+işltm1): Power-DOE ile sistem işletiminin en önemli bileşeni işletim zaman cetvelidir (time schedule). Bu, ısıtma ve soğutma işletimini, dönemlere bağlı, sıcaklığa bağlı, zamana bağlı ve işletimin özelliğine göre daha farklı biçimlerde tanımlanmasını sağlayarak yönetmektedir (5, 6).

Mevcut projenin (PRJ) işletim zaman cetveline göre, iki borulu fan-coil sisteminin sulu dolanım devresi 1 Ekim-30 Mayıs arasında ısıtma amaçlı, 1 Haziran-30 Eylül arasında soğutma amaçlı olarak, dış ortam sıcaklıklarından bağımsız çalıştırılmaktadır. İşltm-1 aktif parametresine göre, yine iki borulu fan-coil sisteminin sulu dolanım devresi dönemsel olarak çalışan ama, dış sıcaklıklara da bağlı olarak ısıtma ve soğutma yapacak bir işletim zaman cetveli ile tanımlanmıştır. Buna göre yaz dönemi, 1 Haziran-15 Eylül arasını kapsamakta ve dış ortam sıcaklığı 79oF (26oC)'yi aştığında sistem soğutmaya yönelik işletime girmektedir. Kış döneminde ise, dış ortam sıcaklığı 59oF (15oC)'nin altına indiğinde sistem ısıtmaya yönelik işletime girmektedir Daha önce seçilmiş olan pasif model, binanın HVAC sisteminde zaman cetveli hariç hiç bir değişiklik yapmadan sadece işltm-1 aktif parametresi ile entegre edilmiş ve bunun sonucunda,

PRJ+sg+lowe+günkont+günışığı+işltm1 modeli elde edilmiştir. Bu modelin analizine ilişkin değerler, Tablo.4'den görülebilir.

2.4.2. İki Borulu Fan-Coil Yerine Dört Borulu Fan-Coil Kullanımına Dayalı Model (PRJ+sg+lowe+günkont+günışığı+işltm2): İki borulu fan-coil sistemi yerine dört borulu fan-coil sistemin kullanılması halinde, enerji tüketim oranlarının nasıl değiştiği gözlenmek istenmiştir. Dört borulu fan coil sistemi kullanılması, ısıtma ve soğutma için, HVAC sulu devrelerinde iki borulu tek ısıl dolanım devresi yerine, ayrı iki ısıl dolanım devresi (ısıtma devresi ve soğutma devresi) tanımlanmasını gerektirmektedir. Ayrıca, her iki devre de dış ortam hava sıcaklıklarına değil, önceden belirlenmiş bir zonun sıcaklıklarına bağlıdır. Kışın ısıtılması kolay, yazın soğutulması zor bir zonun "kontrol zonu" olarak tanımlanması ile, zon sıcaklığı 64oF (18oC)'nin altına düştüğünde ısıtma devresi, zon sıcaklığı 75oF (24oC)'nin üstüne çıktığında ise soğutma devresi aktif hale geçmektedir. İşltm-2 aktif parametresine göre HVAC işletiminin zaman cetveli, 1 Ekim-30 Mayıs arasında ısıtma, 30 Eylül-1 Haziran arasında soğutma yapacak şekilde tanımlanmıştır. Daha önce seçilmiş olan pasif model, işltm-2 aktif parametresi ile entegre edilerek, PRJ+sg+lowe+günkont+günışığı+işltm2 modeli elde edilmiştir. Bu modelin analizine ilişkin değerler, Tablo.4'den görülebilir.

2.4.3. VAV sistemi uygulanması (PRJ+sg+lowe+günkont+günışığı+işltm3): Enerji tüketiminin azaltılması söz konusu olduğunda, sistemin "sabit hava debili" değil de, "değişken hava debili" olarak çalıştırılmasının önemli tasarruflar sağladığı bilinmektedir. VAV sistemi, ilk yatırım maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle sık tercih edilmeyen bir sistem olmasına rağmen, uzun vadede enerji tasarrufuna katkısı tartışılmazdır. Burada aktif parametre, tek ısıl devreli iki borulu VAV sistemi uygulanmasını (işltm-3) tanımlamaktadır. Yeni geliştirilen model seçilen pasif modelin bu aktif parametre ile entegre edilmesine dayanmaktadır. Bu modelin simülasyon sonuçları Tablo.4'den izlenebilir.


Tablo.4. Yıllık elektrik ve doğalgaz tüketimleri
İkinci Adımın Değerlendirilmesi: Aktif parametrelerle üretilen üç ayrı modelin karşılaştırılması sonucu (Tablo.4), enerji tüketimini minimize eden model, değişken hava debili sistem olan VAV sistemini içeren PRJ+sg+lowe+günkont+günışığı+işltm3 modelidir.

VAV kullanan PRJ+sg+lowe+günkont+günışığı+işltm3 modelinin analiz sonuçları, banka binasının (PRJ) analiz sonuçları ile karşılaştırıldığında tüm simülasyona alınan modellerin içinde en başarılısı olup;
· yıllık elektrik enerjisi tüketimini 1017 MWh'den 715 MWh'e düşürmektedir, elektrik enerjisi tüketiminde tasarruf %29.7'dir (Şekil 3),
· yıllık doğalgaz tüketimini 70625m3'den 46560m3'e düşürmektedir, doğalgaz tüketiminde tasarruf %34.0'dır (Şekil 4),
· yıllık tüketilen enerji maliyetini 122046$'dan 83606$'a düşürerek, 38440$ tasarruf sağlanmaktadır, enerji tasarrufu %31.4'dür (Şekil 5).



Şekil 3. Proje orjinali ile seçilen modelin yıllık elektrik enerjisi tüketimlerinin karşılaştırılması


Şekil 4. Proje orjinali ile seçilen modelin yıllık doğal gaz enerjisi tüketimlerinin karşılaştırılması


Şekil 5. Proje orijinali ile seçilen modelin yıllık enerji maliyetlerinin karşılaştırılması

3. SONUÇ:

Ankara'da bir banka binasının analizi ile örneklenen bu çalışmadan elde edilen sonuçlar özetlendiğinde;

· Sınırlı iyileştirme olanaklarına rağmen, banka binasının yıllık enerji tüketim maliyetinde %31.4 gibi yüksek bir enerji tasarrufunun sağlanmış olması, mevcut binalardaki enerji tasarruf potansiyelinin değerlendirilmesinin ne kadar önem taşıdığını göstermektedir. Enerji tasarrufuna yönelik olarak, henüz Türkiye, binalardaki potansiyelin farkında değildir. Binalarda enerji tasarrufuna yönelik önemli yönetmelik ve standart açığı nedeniyle, sadece "ısı yalıtımı" ile enerji tasarrufu sağlanmaya çalışılmaktadır.

· Binalardaki enerji tasarrufu potansiyeli topluma yeterince anlatılamadığı gibi, bu binaları tasarlayan ve üreten uzmanların çoğunluğu için de bu bilinç yeterince yerleşmemiştir. Binanın, ilk adımından itibaren disiplinler arası ekip çalışmasına dayalı olarak tasarlanması ve enerji performansını maksimize edecek tüm seçeneklerin her aşamada dikkatle oluşturulup, hassas değerlendirmelere dayanan enerji etkin kararların oluşturulması gerekmektedir.

· Disiplinler arası çalışmaya olanak tanıyarak arada köprüler kurulmasında, binanın tüm sistem ve bileşenleri bağlamında bir bütün olarak değerlendirilmesinde, enerji hedeflerine yönelik doğru kararların alınmasında en önemli araç bina enerji simülasyon programlarıdır. Hızlı gelişim gösteren bu alan mimarların ve mühendislerin enerji etkin tasarım/uygulama/işletim bağlamında katkısını çok kolaylaştıracak ve hızlandıracaktır. Bu programlarla ilgili bilgilerin takip edilmesi, güncel gelişmelerin yakalanması ve mutlaka bu programlarla çalışacak deneyimli bir ekibin, her tasarım grubunda yer alması gerekmektedir.

KAYNAKLAR:

1. Hensen, J. L. M., 1991, On The Thermal İnteraction Of Building Structure And Heating And Ventilating System, PhD Thesis, Eindhoven University of Technology, Netherland.

2. Hui, S. C. M., 1998, Simulation based design tools for energy efficient buildings in hong kong, Hong Kong papers in Design and Development, Vol.1, pp. 40-46.

3. Ulukavak, G., 2001, Bina Simülasyon Programları ve Enerji Performans Değerlendirmesi, Yüksek lisans tezi, Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Ankara, Türkiye.

4. Ayçam, İ., 1998, Pencerelerin Isıl Performansının Arttırılmasına Yönelik İyileştirme Teknikleri, Yüksek lisans tezi (yayınlanmamış), Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Ankara, Türkiye.

5. Hirsch, J. J., et al., 1996, Design of PowerDOE: a Windows-based visually oriented analysis tool, IBPSAnews, vol. 8, no:1, july.

6. Hirsch, J. J., et al., 1998, DOE-2.2 and PowerDOE The New Generation in DOE-2 Building Energy Analysis, http://www.doe2.com.

Özgeçmiş:

Gülsu Ulukavak: 1993 yılında Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü'nde başladığı lisans eğitimini, 1997 yılında bitirdi ve "Mimar" unvanını aldı. 1997 yılında Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü'nde başladığı yüksek lisans öğrenimini, 2001 yılında, "Bina Simülasyon Programları ve Enerji Performans Değerlendirmesi" adlı tez ile tamamladı. 2002 yılında aynı enstitüde Doktora eğitimine başladı. 1998 yılında, Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Yapı Ana Bilim Dalı'na Araştırma Görevlisi olarak atanan Ulukavak, halen bu görevini sürdürmektedir.