ELEKTRİK İŞLERİ ETÜT İDARESİ
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

EİE
Ana Sayfa
Hidroelektrik
Çalışmalar
Jeolojik
Çalışmalar
Hidrolojik
Çalışmalar
Enerji
Verimliliği
Rüzgâr
Enerjisi
Güneş
Enerjisi
Hidrojen
Enerjisi
Biyoenerji

HİDROLOJİK ÇALIŞMALAR
Akarsu Havzaları
Gözlem İstasyonları
Küçük Sular ve Araştırma Havzaları
Proje Hidrolojisi
Hidrometrik Değerlendirme
Sediment ve Su Kalitesi
Hidrometrik Tesis ve Cihazlar
Kullanılan Hidrolojik Yazılımlar
Güncel Olaylar ve Projeler
Enerji ve Suyunu Hesapla
Hidroloji Siteleri
Veri Talebi
Yayın, Fotoğraf, Döküman ve Film Arşivi
Başkanlığımızın İdari Yapısı
Hidrolojik Arazi Çalışmaları Fotoğraf Arşivi
SEDİMENT ve SU KALİTESİ ÇALIŞMALARI

1.1. Görev Tanımı

Hidrolik Etütler Dairesi Başkanlığının ana hizmet birimlerinden olan Sediment Etütleri Şube Müdürlüğü, ülkemizin yüzeysel sularının sediment ve su kalitesi ölçümlerini yapma ve sonuçlarını değerlendirerek yayınlama görevini sürdürmektedir.
Bu amaçla nehirlerimizdeki süspanse sediment ölçümlerine 1961 yılında, su kalitesi ölçümlerine ise 1970 yılında başlanmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen sedimantolojik bilgiler yıllık halinde 1982, 1987, 1993, 2000 ve 2006 yıllarında yayınlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda elde edilen su kalitesi bilgileri ise 1989, 1996 ve 2003 yıllarında yayınlanmıştır. Böylelikle, EİE kamu, özel ve akademik kuruluşların ihtiyaç duydukları verilerin sağlanmasında katkıda bulunmaktadır.

1.2. Sediment Etütleri Şube Müdürlüğü

Aşağıda belirtilen işleri yapar.
a) İdarece yapılacak ilk etüt, planlama, projelendirmeler için gerekli sediment taşınımı, birikimi ve nehir yatağı hareketleri konuları ile ilgili olarak erozyon etüt ve çalışmaları yapar.
b) Baraj yağış alanlarındaki erozyon miktarlarını belirlemek için erozyon sınıflandırması çalışmaları yapar.
c) Diğer kuruluşlar tarafından hazırlanan HES projelerine ait raporların tetkiki ile görüşlerin bildirilmesini sağlar.
d) Toplanan hidrometrik verileri doğal rejime dönüştürmek için istenen bilgileri ilgili kuruluşlardan alır, bu bilgiler yardımı ile akım verilerindeki düzeltmeleri yapar, gerekli olan ölçüm ve etütlerin yapılmasını sağlar, sonuçları yayınlar.
e) Sediment ve erozyon çalışmaları ile ilgili yenilik ve gelişmeleri takip ederek bunların idarece yürütülen etütlerde ve çalışmalarda uygulanmasını sağlar.
f) Sediment ölçüm istasyonlarından alınan sediment örneklerinin gerekli laboratuvar analizlerini yapar, sonuçlarını yayınlar.
g) Akım gözlem istasyonlarından veya gerekli görülen yerlerden alınan suların kalite kontrol ve analizlerini yapar, sonuçlarını yayınlar.
h) Dairenin sediment ölçüm istasyonlarında yapılan sediment taşınımı ile ilgili gözlemleri değerlendirir ve sonuçlarını yayınlar.

1.3. Sediment Etütleri

1.3.1. Sedimantasyonun Önemi

Çağımızın yenilenebilir enerji kaynaklarından en önemlisi olan hidrolik potansiyelden yararlanma oranı, ülkelerin sanayileşmelerinin bir göstergesi haline gelmiştir. Nitekim günümüzde, gelişmiş ülkeler sahip oldukları hidrolik potansiyelin tamamına yakınından yararlanmalarına karşı, dünya hidrolik potansiyelinin yaklaşık % 80'lik bölümüne sahip gelişme yolundaki ülkelerde, bu potansiyelden yararlanma oranı yaklaşık % 25-30 civarındadır. Bu nedenle, hidrolik potansiyelden yararlanma çalışmalarının gelecekte gelişmekte olan ülkelerde yoğunluk kazanacağı kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.
Gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan ülkemizde de, hidrolik potansiyelden yararlanma oranı bu durumdan farklı değildir. Üstelik ülkemiz hidrolik kaynaklı enerji potansiyeli açısından incelendiğinde, 1999 yılı sonu itibariyle mevcut potansiyelin % 32'lik kısmı işletmeye alınmış olup, geriye kalan kısmı ise henüz enerji amaçlı olarak kullanılmamaktadır.

Dolayısıyla sosyo-ekonomik gelişmelere paralel bir şekilde artacak olan enerji talebi doğrultusunda hidrolik potansiyelden yararlanma çalışmaları ülkemizde de yoğunluk kazanacaktır. Bilindiği gibi, akarsularımız üzerinde bir yandan halkımızın içme ve kullanma, tarım ve endüstrinin su ihtiyaçlarını karşılamak, diğer yönden enerji üretimi ve taşkın kontrolü gibi çok çeşitli amaçlarla barajlar yapılmaktadır. Hangi amaca yönelik olursa olsun, sedimentasyon bilgisinin azlığından dolayı bu yapıların göllerini besleyen akarsuların getirdiği kum, silt, kil ve çakıl gibi katı maddeler baraj göllerini doldurmakta, depolama kapasitelerini azaltmakta ve bunun sonucu olarak barajların ekonomik ömürleri kısalmaktadır. Bu konu, Türkiye gibi yarı kurak bir iklimin egemen olduğu ve bununla birlikte karmaşık bir topografik yapıya sahip olan ülkemizde son derece önem kazanmaktadır.

Nehirlerdeki sediment taşınımı sonucu yapılan tesislerin ekonomik ömrü azaldığı gibi, bu durum aynı zamanda tarımsal ekonomimizin en önemli üretim kaynaklarından birisi olan toprağın üst tabakasının yok olmasına da neden olmaktadır. Bunun doğal sonucudur ki çıplaklaşan ve çoraklaşan ülke topraklarında erozyon ve sedimentasyon olayları ile birlikte işlenebilir tarım arazilerinin yokolması ve çevre kirliliği sorunları da gündeme gelmiş bulunmaktadır.

Ülkemiz su kaynaklarına ilişkin çalışmalar yapan ilk kuruluş olan EİE Genel Müdürlüğü; yüzeysel su kaynaklarımızı etüt ederek, bunlardan optimum elektrik enerjisi elde etmek amacıyla baraj ve hidroelektrik santralların teknik ve ekonomik yapılabilirliklerini ve kesin projelerini hazırlamaktadır.

EİE, su kaynaklarına ilişkin hazırladığı çeşitli proje aşamalarındaki raporlarında gereksinim duyduğu verileri de toplamaktadır. Bu veri toplama çalışmaları kapsamında ülkemiz akarsuları tarafından taşınan sediment miktarına ait değerler, öncelikle baraj projelerinin boyutlandırılması ve ölü hacim miktarının hesaplanmasında kullanılmaktadır. Gerek mühendislik çalışmaları, gerekse proje ekonomisi yönünden akarsularımızın taşıdığı sediment miktarı ve bileşimlerinin, uzun süreli olarak gözlemlenmesinin yanında, havzanın erozyon karakteristiklerinin belirlenmesine de ışık tutmaktadır.

1.3.2. EİEİ Genel Müdürlüğünün Sediment Konusunda Yaptığı Çalışmalar
EİEİ Genel Müdürlüğünde süspanse sediment ölçümü yapılmakta ve bu ölçüm sonuçları değerlendirilerek yıllık olarak yayınlanmaktadır.

Yıllığın Düzenleniş Yöntemi ve Havzanın Sediment Veriminin Bulunması
Sediment Yıllığı, EİEİ Genel Müdürlüğünün çalıştırdığı Sediment Gözlem İstasyonlarının (SGİ) sedimentolojik bilgilerini içermektedir.

EİEİ Genel Müdürlüğü tarafından, Hidrometrik Gözlem İstasyonlarında düzenli olarak yapılmakta olan seviye ve akım ölçümleri yanında, nehrin değişik seviyelerinden o andaki nehir kesitinden geçen debiyi temsil edecek şekilde, süspanse (askıda) sediment örnekleri derinlik entegrasyon yöntemine göre alınmaktadır.

Nehir yatağına girilerek akım ölçüsü yapılan sularda US.DH-48, askıdan (teleferik, kren kullanarak) akım ölçüsü yapılan sularda ise US.D-49 süspanse sediment örnek alma aletleri kullanılmaktadır. Alınan süspanse sediment örnekleri (su+sediment) analizleri için laboratuvara gönderilir. Laboratuvarda toplanan örneklere filtrasyon yöntemi uygulanarak, içindeki sediment miktarları tesbit edilir ve sediment konsantrasyonu ppm veya mg/l cinsinden bulunur.

Daha sonra laboratuvarda elde edilen net sedimente elek analizi yöntemi uygulanmaktadır. Bunun için net sediment 0.0625 mm çaplı eleklerden geçirilmekte, eleğin üstünde kalan kısmının ağırlığı kum ağırlığı, alta geçen kısmının ağırlığı ise (kil+silt) ağırlığı olarak alınmaktadır. SGİ' larının ortalama süspanse sediment dane büyüklük dağılımları bulunurken, istasyondaki gözlem süresi boyunca bulunan bütün örneklerin, analiz edilen kum ağırlıkları ve (kil+silt) ağırlıkları ayrı ayrı toplanmaktadır. Bulunan toplam kum ağırlığının toplam net sediment (kum+kil+silt) ağırlığına göre yüzdesi alınmaktadır. Böylece örneklerin % kum, kil ve silt içerikleri belirlenir. Bulunan bu yüzdelerden de daha sonra rezervuarın işletme durumu da gözönüne alınarak sediment birim hacim ağırlığı (ton/m³) cinsinden elde edilir.

Örneklerin alındığı anda ölçülen akım ile ton/gün olarak hesaplanan günlük sediment miktarları arasında logaritmik bir ilişki vardır. Bu ilişkinin genel denklemi ise,

Log Qs = a + b Log Q        veya        Qs = 10a x Qb

şeklindedir.

Eşitlikteki a ve b akarsu istasyonunun özelliklerine göre değişen katsayılardır.
Yıllığın hazırlanmasında, her istasyon yeri için bu ilişkiyi veren sediment anahtar eğrisi ve denklemi elde edilmiştir. Bu denklemin elde edilmesinde hesaplanan günlük sediment miktarları (ton/gün) ordinat (y) ekseninde bağımlı değişken olarak, örnek alındığı anda ölçülen akım (m³/sn) değerleri ise apsis (x) ekseninde bağımsız değişken olarak alınmaktadır. En uygun denklemin belirlenmesinde ise belirlilik katsayısının (R²) en fazla olduğu durum gözönüne alınmaktadır.

Daha sonra Sediment Anahtar Eğrisi elde edilen istasyon yerleri için, akım yıllıklarında yayınlanmış olan günlük akımlar Sediment Anahtar Eğrisinde bulunan eşitlikte bağımsız değişken olarak Q yerine girilmektedir. Böylece, bu akımlara karşılık gelen tahmini günlük sediment miktarları Qs (ton/gün) olarak elde edilmektedir.

Bulunan bu günlük sediment miktarları kendi aralarında toplanarak, aylık ve yıllık toplam sediment miktarları bulunur. Her yıl için ayrı ayrı bulunmuş olan sediment miktarları tekrar toplanmakta ve bu toplam değerlendirilen toplam yıl sayısına bölünmektedir. Böylece o istasyon yeri için uzun yıllık ortalama süspanse sediment miktarı (ton/yıl) elde edilmektedir. Elde edilen bu değerlerde daha sonra istasyonun net yağış alanına bölünerek SGİ'nun bulunduğu havzanın birim alanından gelen ortalama sediment miktarı başka bir deyişle istasyonun uzun yıllık ortalama sediment verimi (ton/yıl/km²) bulunmaktadır.

Yıllıkta verilen sediment miktarları süspanse sediment miktarlarıdır. Toplam sediment miktarını bulmak için, bu miktarlara yatak yükünü de ilave etmek gerekir. Uygulamada akarsuyun özelliklerine göre süspanse sediment miktarının % 10-50 si arasındaki bir değer, yatak yükü olarak eklenmektedir. Genellikle eğimin az olduğu düz arazilerde %25, eğimin fazla olduğu dağlık arazilerde %50 olarak alınmaktadır. Daha sonra ton/yıl olarak bulunan toplam sediment miktarı sediment hacim ağırlığına (ton/m³) bölünerek, sedimentin rezervuarda kaplayacağı alan (m³) olarak bulunur.

Yıllıkta bulunan sediment gözlem istasyonlarından birisi örnek olarak Tablo 1'de verilmiştir.

Bu tabloda yer alan bilgilerin açıklaması aşağıdaki gibidir.

Havza İstasyon No-Adı: SGİ' nun Türkiye'nin 26 büyük akarsu havzasının hangisi içinde bulunduğu hakkında bilgi vermektedir.

Yükseltisi ve Yeri: SGİ'nın, 1/25 000, 1/100 000 veya 1/200 000 ölçekli haritalar üzerinde yerleri işaretlenerek, enlem ve boylamı, denizden olan yüksekliği bulunmuş ve yerlerinin tarifleri yapılmaktadır.

Akım Yağış Alanı (km²):Sediment konsantrasyonunun ölçüldüğü istasyon yerinden geçen akımı oluşturan yağışın düştüğü ,suyun toplandığı havzanın bürüt yağış alanıdır.

Sediment Yağış Alanı (km²): İstasyonun brüt yağış alanı içerisinde bulunan doğal göllerin ve barajların yağış alanları sedimenti tuttuğundan sedimente etkisi yoktur. Bundan dolayı baraj alanlarının yağış alanları barajların istasyon havzası içinde işletildiği yıl sayısına göre ağırlıklı ortalaması alınarak istasyonun akım yağış alanından çıkarılmıştır. Böylece sedimentin ölçüldüğü istasyon yerine sediment getiren net yağış alanı kalmaktadır.


Ortalama Sediment Miktarı: Ölçüsü yapılan bir havzadan sediment gözlem süresi boyunca gelen toplam sediment miktarlarının sediment gözlem yıl sayısına bölünmesiyle elde edilen uzun yılların ortalaması olarak havzadan ölçüm noktasına bir yılda gelen toplam sediment miktarıdır(ton/yıl).

UzunYıl.Ort.Sed.Mikt.(ton/yıl)=SGSBoy.GelenBütünSed.Mikt.Top.(ton)/Sed.Göz.Süresindeki (SGS)BoyuncaYıl Sayısı(Yıl)

Sediment Verimi (Oluşum, Hasıl Etme Derecesi): Havzanın uzun yıllık ortalama sediment miktarının havza alanına bölünmesiyle bulunan ,uzun yıllar olarak havzanın 1 km² sinden gelen toplam sediment miktarıdır (ton/yıl/ km² ).

UzunYıl.Ort.SedimentVerimi=Ort.SedimentMiktarı(ton/yıl)/Sed.GeldiğiNetHavzaAlanı(km² )

Ortalama Kum Yüzdesi: Gözlem süresince belirlenen tüm kum ağırlığı (gr) toplamlarının toplam net sediment ağırlığına göre yüzdesinin alınmasıyla elde edilir.

GözlemSüresiBoyuncaOrtalama Kum Yüzdesi = ToplamKumAğırlığı *100/ToplamSediment Ağırlığı

Kil+Silt Yüzdesi :100-Ortalama Kum Yüzdesi

Net Örnek Ağırlığı (gr): Laboratuvara gelen şişelerin içinde bulunan (su+net sediment) karışımının ağırlığıdır.

Net Sediment Ağırlığı: Su+sediment karışımının filtrasyon metoduyla süzülerek elde edilen süzme kağıdının üstünde kalan sedimentin kuru ağırlığıdır (gr).

Kum Ağırlığı: Elde edilen net sedimentin 0,0625 mm çaplı eleğin üstünde kalan kısmının ağırlığıdır (gr).

Kil+Silt Ağırlığı (gr): Net Sediment Ağırlığı (gr)-Kum Ağırlığı (gr)

Sediment Miktarı (ton/gün): QS = QW*C*0,0864 ilişkisi ile bulunur.

     QS: Sediment miktarı (ton/gün)
     QW: Sediment örneği alındığı andaki akarsu debisi (m³ /s)
     C: Konsantrasyon (ppm)

Sediment Gözlem Yılları: İlk ve son örneğin alındığı tarihlerle birlikte, bu arada geçen süre ve gözlenen toplam örnek sayısı bilgileri bulunmaktadır.

1.4. Su Kalitesi Etütleri

1.4.1. Su Kalitesi Verilerinin Önemi

Dünya nüfusu büyük bir hızla artmakta ve bunun sonucu olarak besin ve su yetersizliği sorunları doğmaktadır. Su yetersizliği son yıllarda iyice kendini göstermeye başlamış bulunmaktadır. Yerküresindeki mevcut göllerin ve nehirlerin pek çoğunun suları artık içilmez ve kullanılamaz bir hale gelmiş bulunmaktadır. Bunun nedeni ise gerek kanalizasyon gerekse endüstri atıklarının herhangi bir temizleme ve arıtma işlemine tabi tutulmadan doğrudan doğruya su kaynaklarına boşaltılmasıdır.

Ülkemizde son yıllardaki hızlı kentleşme ve sanayileşme, suya olan ihtiyacı hızla artırmaktadır. Bu ihtiyacın ise karşılanabileceği yegane potansiyel doğal su kaynaklarıdır.

Son yıllarda önemli boyutlara varan çevre kirliliği olgusu, kaynak kullanımının sadece nicelik değil, su kaynağının niteliği ile de sınırlandığı gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Dolayısıyla "Yararlanılabilir Su Potansiyeli" suyun miktarı ile birlikte kalitesinde ifade eder. Bu açıdan, ülkemizde de suyun niceliği ile birlikte niteliğinin de bilinmesi ve gözlenmesi zorunludur.
Zamanında teknik ve ekonomik yönden tutarlı görülen pek çok proje, bugün çevreye olan etkileri nedeni ile sorun yaratmaktadır. Bu nedenle ülkemiz için de su kaynaklarını geliştirme planlarının çevreye etkilerinin bilinmesi ve yüzeysel sularımızın kalitesinin muhafaza edilmesi için su kalitesinin sürekli gözlenmesi zorunludur.

Son yıllarda gittikçe artan su sıkıntısının gerçek nedeni, gelişen endüstriye paralel olarak su kaynaklarının kirlenmesidir. Su kaynağının niteliğinin yani özelliğinin ve kullanım amaçlarının olumsuz yönde etkilenecek biçimde bozulması olayına kısaca su kirlenmesi denilmektedir. Birleşik Amerika Çevre Koruma Örgütü tarafından hazırlanan çevre terimleri sözlüğünde ise "su kirliliği", suyun kalitesini ölçülebilecek oranda kötüleştiren veya konsantrasyonlardaki suya, kanalizasyon suyu, sanayi atağı, diğer zararlı veya istenmeyen maddelerin ilave edilmesidir şeklinde ifade edilmektedir.

Su kaynaklarının kirlenmesinin iki temel nedenini tarımsal ve endüstriyel atıklar oluşturmaktadır.
Tarımsal çalışmaların gereği olarak bitki hastalıkları ile mücadele amacıyla uygulanan pestisidlerin, veriminin artırılması için toprağa verilen kimyasal gübrelerin ve otlaklardan oluşan yüzey akışı, erozyon ve toprağın sürülmesi sonucu oluşan toz artığı, sap ve saman dahil olmak üzere her türlü tarımsal çalışma sonucu meydana gelen katı ve sıvı atıkların neden olduğu kirliliğe "tarımsal kirlilik" denilmektedir.

Sularda organik ve inorganik maddelerin oluşturduğu kimyasal kirlilik; suyun rengi, bulanıklığı, sıcaklığı, vb. özelliklerini etkileyen fiziksel kirlilik; suyun tadını ve kokusunu etkileyen fizyolojik kirlilik; sularda patojenik bakteri mantar, alg vb. bulunması ile meydana gelen biyolojik kirlilik ve atmosferdeki atom patlamalarının ve nükleer enerji santrallerinin sebep olduğu radyoaktif kirlilik, endüstriyel faaliyetler sonucu meydana gelmektedir.

Çevre kirliliğinden etkilenen en geniş alan su kaynaklarıdır. Su kaynaklarının kirlenmesi önemli ekonomik kayıplar getirmesinin ötesinde, kirlilik türü ve yoğunluğuna bağlı olarak doğrudan canlı ve insan yaşamını tehdit edebilmektedir. Su kaynağı özelliklerinin konumda (yerde) ve zamanda nasıl değiştiğinin anlaşılması elde su kalitesini gösteren verilerin olmasını, bu verilerin de sürekli olarak toplanmasını gerektirir.

Su kalitesi ölçümlerinden elde edilecek faydalar şunlardır ;
a) Su kalite değişkenlerinin yere ve zamana göre değişimlerinin izlenmesi;
b) Doğal ve insan müdahalesi sonucunda su kalitesinin nasıl etkilediğinin belirlenmesi;
c) Su kalitesinin korunması ve kontrolü için alınan önlemlerin etkinlik derecelerinin saptanması;
d) Suyun niteliğinin konulan standartlara uyumunun izlenmesi;
e) ÇED, çevre etki değerlendirilmesi, amacıyla gerekli olan bilgilerin temini;
f) Belli bir bölgede, genel kapsamda su kalitesi özelliklerinin değerlendirilmesi veya halihazır durum envanterinin çıkarılması;
g) Akarsularda kütle taşınımının incelenmesi;
h) Su kalitesinin modellenmesi;

Suyun belli bir amaç için kullanımı söz konusu olduğunda, suda o amaca uygun kalite özelliklerinin bulunması istenir. Su kullanımlarının endüstriyel (balık yetiştiriciliği, içme suyu, rekreasyon, sulama, hayvan yetiştiriciliği ) endüstriyel olmayan (ısıtma, soğutma, enerji üretim, demir ve çelik, kağıt, petrol, gıda ) şeklinde iki ana grupta toplanması uygundur.
Tarımsal veya endüstriyel nedenlerle kirlenen su kaynaklarının ıslah edilmesi, kirlenme sorunlarının oluşmasını önleyecek şekilde doğal kaynaklarının korunması için, su kalitesinin izleme ve değerlendirilmesi çalışmalarına hız verilmesi gerekir.

1.4.2. EİEİ Genel Müdürlüğü'nün Su Kalitesi Etütleri Çalışması

EİE İdaresi Genel Müdürlüğü; tüm ülke akarsularında kurduğu hidrometrik ölçüm ağı sayesinde 1935'den günümüze dek akım ölçümleri yapmaktadır. Bu çalışmalarına, 1961'de sediment ölçümlerini ve 1970'de de su kalitesi ölçümlerini eklemiştir.

1.4.2.1. EİEİ Genel Müdürlüğü Tarafından Ölçülen Parametreler

Debi,
Su sıcaklığı,
Elektriksel İletkenlik,
pH,
Tuzluluk,
CO3-- (Karbonat),
HCO3- (Bikarbonat),
SO4-- (Sülfat),
Cl- (Klorür),
Na+ (Sodyum),
K+ (Potasyum),
Sertlik,
Bor,
Ca++ + Mg++ (Kalsiyum+Magnezyum).

1.4.2.2. Örnek Alma yeri ve Sıklığı

Su kalitesi analizleri için alınacak su örnekleri, EİE İdaresinin işletmekte olduğu AGİ'larından akım gözlem programı içerisinde alınmaktadır. Su örneği, akarsu veya göl kenarına en az bir metre uzaklıkta ve ağzı açık ve baş aşağı tutularak suya sokulmakta ve su bidonu yüzeyden yaklaşık 50 cm.kadar derinlikte ters çevrilmek suretiyle doldurulmaktadır.

Su örnekleri bidonların üzerinde aşağıdaki bilgileri gösteren bir etiket bulunmaktadır:

Suyun Adı :
İstasyon Adı :
Örneğin Alındığı Tarih :
Debi (m3/sn ) olarak :
Suyun Sıcaklığı :
Örneği Alan Ekip :

1.4.2.3. Analizlerin Yapılışı

Su Kalitesi örnek analizleri, Türk Standartlarında veya DSİ Genel Müdürlüğünün Su Analizleri El Kitabındaki yöntemlere uygun olarak yapılır.

1.4.2.4. Değerlendirme

Su örneklerinin gerek kimyasal analizleri sonucu ve gerekse AGİ'lardaki alınışları sırasında elde edilen tüm veriler aylık bazda toplanarak "Türkiye Akarsularında Su Kalitesi Gözlemleri" yıllığı olarak yayınlanmaktadır.
Bu yıllıkta bulunan
su kalitesi istasyonlarından birisi örnek olarak Tablo 2'de verilmiştir.

FOTOĞRAFLAR

US.DH-48 Nehir Yatağına Girilerek Sediment Örneği Alma Aleti
US.D-49 Askıdan (teleferik, kren kullanarak) Sediment Örneği Alma Aleti
Sediment Örneği Alma Şişesi
Su Kalitesi Örneği Alma Bidonları
Sediment Örneklerinin Süzülme İşlemi
Sediment Örneği Kurutma Fırını
Sediment Örneği Tartma Terazisi
Dane Çapını Belirleyen Sediment Elekleri
Yatak Yükü Örnekleri

 
 

Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü
Eskişehir yolu 7. km No:166 Posta kodu:06520 Çankaya-ANKARA

Telefon: 90 312 295 50 00 Faks: 90 312 295 50 05
E-posta: elektriketut@eie.gov.tr